Bir Bilene Soralım – Dua – Mehmet Ali Demirbaş

Duanın dinimizdeki yeri

Sual: Duânın dindeki yeri nedir?

CEVAP: Duâ, Allah’a yalvararak muradını istemektir. Allahü teâlâ, duâ edeni sever, duâ etmeyene gadap eder. Duâ müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Yerleri, gökleri aydınlatan nurdur. Duâ, gelmiş olan belâları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mani olur. Allahü teâlâ, (Bana halis kalb ile duâ ediniz! Böyle duâları kabul ederim) buyurdu. Bunun için, duâ etmek, namaz, oruç gibi ibâdettir. Yine (Bana ibâdet yapmak istemiyenleri, zelil ve hakir yapar, Cehenneme atarım) buyuruyor. (Mümin 60)

Allahü teâlâ, herşeyi sebep ile yaratmakta, nimetlerini sebeplerin arkasından göndermektedir. Zararları, dertleri def için ve faideli şeyleri vermek için de, duâ etmeği sebep yapmıştır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Duâ, ibâdetin aslı ve özüdür. Allah katında duâdan makbul bir şey yoktur. Duâ 70 türlü kazayı önler. Ömrün bereketini artırır.) (Tirmizî)

(Duâ, ibâdetin ta kendisidir.) (Tirmizî)

(Duâ ibâdetin özüdür.) (Tirmizî)

(Duâdan daha makbul ve kıymetli birşey yoktur.) (Tirmizî)

(Duâ eden, üç şeyden hali değildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, Yahut ahirette mükâfatını bulur.) (Deylemî)

(Rabbiniz, elbette hayâ ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp  bir şey istedikleri zaman, onların ellerini boş çevirmekten hayâ eder.) (Ebu Dâvud)

Duânın yapılması mukadderata bağlıdır. Takdirde duâ varsa elbette yapılır. Duânın belâyı önlemesi kaza ve kaderdendir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kader, tedbir ile, sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan duâ, o belâ gelirken korur.) (Şira) İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki: Duâ, kazayı, belâyı defeder. Hadis-i şerifte (Kaza, ancak ve yalnız duâ ile durdurulur.) buyuruldu. (Tirmizî)

Allahü teâlâ, duâ edenleri, sıhhat ve selamet isteyenleri sever.

Duâ edip de duâsı kabul edilmeyenlere, kıyamet günü Allahü teâlâ, (Bu senin falan zamanda ettiğin duâdır. O duânın yerine sana şu sevabları veriyorum.) buyuracak, o kadar çok sevab verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiç bir duâm kabul olmasaydı da, bugün onların karşılıklarını görseydim) diyecektir. (T. Gafilin)

 

Duanın Kabul Olması İçin

Sual: Kur'an-ı kerimde, (Duâ edin, duânızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyurulduğu halde, bazı dualar niçin kabul olmuyor?

CEVAP: Duânın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duânın kabûl  edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duânın kabûl  edilmesini beklemek uygun olmaz.

Önce çalışmak, sonra duâ dinin esası!

Kabûl  edilir ancak, çalışanın duâsı!

Duânın kabul edilmesi için şartlardan bir kısmı şöyle:

1- Haram lokmadan sakınmalıdır!

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duâsı kabul olmaz.) (Taberânî)

Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki:

- Ya Resulallah, duâ buyur da, Allahü teâlâ, benim her duâmı kabul etsin!

Cevabında buyurdu ki:

- Duânızın kabul olması için helal lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp duâ ederler. Böyle duâ nasıl kabul olunur? (Şira)

Yine buyurdu ki: (Duânın kabul olması için iki şey gerekir. Duâyı ihlas ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helaldan olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı duâ kabul olmaz) (Tergibüs-salât)  

2- İtikadı düzgün olmalıdır.

Sapıkların, mezhepsizlerin, duâları kabûl  olmaz. Hadis-i şerifte, (Bid'at ehlinin duâsı ve ibâdetleri kabûl  olmaz.) buyuruldu. Ayet-i kerimenin, duânın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır. (İ. Mace)

3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak duâ etmelidir.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak duâ ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duâyı kabul etmez.) (Şira)

4- Duâlarım niçin kabul olmuyor dememelidir.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, duânızı kabul eder. Duâ ettim, hâlâ duâm kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allahtan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) (Buharî)

İstenilen şeyin olmaması, duânın kabûl  olmadığını göstermez. Onun için duâya devam etmelidir! Duânın kabûlünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte, (Mümin duâ edince, Allahü teâlâ, Cebraile, "Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!" Facir, (günahkar) duâ edince de "Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir." buyurur.) buyuruldu. Şu hâlde, duânın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.

5- Belâ gelmeden önce çok duâ etmelidir.

Hadis-i şerifde buyuruldu ki: (Sıkıntılı iken duâsının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok duâ etsin!) (Tirmizî)

Ebu İshak hazretlerinden duâ istediler. Duâ etti. Duâsının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duâyı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Üstad da, (Duâmın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim duâlar ve haram lokmadan sakınmamdır.) buyurdu.

6- Duâya hamd ve salevatla başlamalıdır.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra duâ ederken önce Allahü teâlâya layık oldugu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra duâ et!) (Tirmizî)

7- Yalvararak duâ etmelidir.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan duâ makbul değildir.) (Tirmizî)

Hz. Davüd zamanında kuraklık oldu. Halk duâ etmek için aralarından üç âlimi seçtiler.

Âlimlerden biri şöyle duâ etti: (Ya Rabbi, Kitabinda kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefislerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!)

İkinci âlimin duâsı da şöyle: (Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!)

Üçüncü âlim de şöyle duâ etti: (Ya Rabbi, Kitabında, kapimiza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!)

Duâları kabul olarak rahmet yağdı.

8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Çalışmadan duâ eden, silahsız harbe giden gibidir.) (Deylemî)

9- Günah işlemiyen dil ile dua etmelidir.

Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemiyen dil ile duâ edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı suâl edilince, (Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. (Tergibüs-salât)  

10- İsm-i azam ve esma-i hüsna ile duâ etmelidir.

 

İsm-i a’zam duâsı

Sual: İsm-i a’zam duâsı hangisidir?

CEVAP: İsm-i a'zam, Kur'an-ı kerimdedir. Hangi âyetler olduğu belli değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(İsm-i a'zam ile edilen duâ kabul olur ve dileği yerine gelir.) (İ.Mâce)

(Allahü teâlânın Esmai hüsnası ile duâ edilirse, kabul olur.) (Şira)

(İsm-i a'zam  şu üç sûrededir: Bekara, Âl-i İmrân ve Tâhâ) (İ.Mâce)

Peygamber efendimiz ism-i a'zam hakkında bazı işaretler bildirmiştir:

(“Ya bedi'assemâvâti vel erdı, ya zel-celâli vel-ikram” diye duâ edenin duâsı kabul olur.) (Tirmizî)

(Başına dert ve belâ gelen, Yunus Peygamberin duâsını (La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin) okusun! Allahü teâlâ, onu muhakkak kurtarır.) (Tirmizî)

(İsm-i azam, "Ve ilahüküm ilahün vahid, la ilahe illa hüverrahmanürrahim" âyeti ile "Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum" âyeti içindedir) buyurdu. (Tirmizî) (Bekara 162.ve Al-i İmran 2. âyetleridir.)

(“Allahümme bismikel a'zam ve rıdvânikel ekber” duâsına devam edin; çünkü bu, esma-i hüsnadandır.) (Taberânî)

(Ya Rabbi, ya Rabbi diyene Allahü teâlâ, “İste kulum, istediğini vereyim” buyurur.) (Deylemî)

(Kabul olması için duâyı ihlas ile yapmalı, yiyip içtiği ve giydiği helaldan olmalı, odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı duâ kabul olmaz.) (Tergibüs-salât)

Peygamber efendimiz duâ ederken, “Ya hayyu ya kayyûm” derdi. (Tirmizî)

(Allahümme innî es'elüke bi-enne lekel-hamdü lâ ilâhe illâ ente ya hannân ya mennân ya zel-celâli vel-ikrâm) diye duâ eden zata da buyurdu ki: (Allahın ism-i a'zamı ile duâ ettin. Böyle duâ edilince, Allahü teâlâ o duayı  kabul eder.) (Nesâî)

Hz. Aişe validemiz anlatır: (Resulullah, duânın kabul olmasına sebep olan ism-i a'zamı biliyormusun?) buyurdu. Ben de bilmediğimi söyleyince, (Ya Aişe onu ögretmek ve onunla dünya için birşey istemek uygun olmaz) buyurdu. Kalkıp abdest alıp iki rekat namaz kılarak, (Allahümme inni edukellah ve edukerrahman ve edukelberrerrahim ve eduke biesmaikelhusna külleha ma âlimetü minha ve ma lem âlem entağfireli ve terhameni) duâsını okudum. Gülümseyerek (İsm-i azam, okuduğun duânın içindedir) buyurdu. (İbni Mace)

(Ya zelcelali vel-ikram) diyen birine, (Allahtan ne istersen iste, kabul olur) buyurdu. (Tirmizî)

(“Lâ ilâhe illallahü vallahü ekber, lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü velehül hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr, lâ ilâhe illallahü velâ havle velâ kuvvete illâ billah” diye duâ eden, her dileğine kavuşur.) (Taberânî)
(Allahümme innî es’elüke bi-ennî eşhedü enneke entellahü lâilâhe illâ entel-ahadüs-samadül-lezî lem yelid ve lem yûled ve lem yeküllehü küfüven ehad) diye duâ eden bir zata, Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Allahın ism-i a’zamı ile duâ ettin. Böyle duâ edilince, Allah kabul eder.) (Tirmizî)

Duânın makbul olduğu zamanlar

Sual: Ne zaman dua etmeli, duanın makbul olduğu zamanlar var mı?

CEVAP: Duâyı yalnız namazlardan sonra ve belli zamanlarda yapmak mekruhtur. Her fırsatta duâ etmelidir! Bilhassa şerefli vakitleri ve şerefli halleri kaçırmamalı, fırsat bilmelidir!

1- Seher vakti.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Allahü teala, seher vakti, (İstiğfar eden yok mu, onu mağfiret edeyim. İsteyen yok mu, istediğini vereyim, duâsını kabûl  edeyim.) buyurur.(Müslim)

Allahü teâlâ iyileri överken, (Onlar seher vaktinde istiğfar eder) buyuruyor. (Zariyat 18)

Seher vakti, gecenin son altıda biridir. Gecenin ikinci yarısından sonra da duâlar kabûl  olur.

2- Mübarek gün ve geceler.

Cuma günü öğle ile ikindi arası.

Recebin ilk gecesi,

Şabanın 15. gecesi,

Bayram geceleri,

Arefe günü,

Ramazan gün ve geceleri,

İftar zamanı,

Her günün zeval vakti.

Bu vakitleri ganimet bilmelidir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Şu beş gecede yapılan duâ red edilmez: Regaib gecesi, Şabanın 15. (Berat) gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.)

(Cuma günlerinde bir ân vardır ki, o ânda edilen duâ red olmaz.)

(Ramazanda Allah günahları affeder ve duâları kabûl  eder.)

(Oruçlunun iftar vakti ettiği duâ geri çevrilmez.)

3- Ezan okunurken ve ezan ile kamet arasında.

Hadis-i şerifte, (Ezan okunurken duâ red olmaz) ve (Ezânla kamet arasında duâ kabûl  edilir.) buyuruldu.

4- Namaz kılarken, secdede iken ve namazlardan sonra.

Hadis-i şerifte, (Kulun Rabbine en yakın hali, namazda secdede ikendir. Secdede çok duâ edin. Bu duâ kabûl  olur.) ve (Beş vakit namazlardan sonra yapılan duâ kabûl  olur.) buyuruldu. Nafile namazlarda, secdede iken duâ edilir, farz namazlarda secdede duâ edilmez.

5- Kur'an-ı kerim hatmedilince.

Hadis-i şerifte,  (Kur'anı hatm edenin duâsı kabûl olur) buyuruldu.

6- Kalbinde incelik hissettiği an.

Hadis-i şerifte, (Rikkat (incelik) halinde duâyı ganimet bilin. Bu hal Rahmet kapısının açık olduğunu gösterir.) buyuruldu.

7- Kabe-i şerifi görünce.

Hadis-i şerifte, (Hac yapanların, duâları kabûl  olur. Kâbe’de Mültezim denilen yerde, duâ eden mutlaka uğradığı musibetten kurtulur.) buyuruldu.

8- Hasta iken, sıkıntılı iken. Hadis-i şerifte, (Dertli müminin duâsını ganimet bilin!) buyuruldu.

9- Oruçlu iken. Hadis-i şerifte, (Oruçlunun duâsı red edilmez.) buyuruldu. (Tirmizî)

10- Yağmur yağarken, Kuran okunurken, düşmanla karşılaşınca.

Hadis-i şerifte, (Şu durumda rahmet kapıları açılır ve duâlar kabul  edilir:  Kur’ân okunurken, düşman ordusu ile karşılaşılınca, yağmur yağarken.) buyuruldu.

11- Cemaat halinde,

Hadis-i şerifte, (Bir cemaat toplanır, bir kısmı duâ eder, ötekiler de amin derse o duâyı, Allah kabûl  eder.) buyuruldu.

12- Gıyaben yapılan duâ.

Hadis-i şerifte, (Din kardeşine gıyabında (arkasından) yaptığı duâ kabûl  olur.) buyuruldu.

13- Ana babanın, yolcunun duâsı ve mazlumun zalime ettiği duâ.

Hadis-i şerifte, (Ana babanın evladına duâsı, yolcunun, misafirin ve mazlumun duâsı makbuldür. ) buyuruldu.

14- Kur’an-ı kerimi hıfzedenler.

Hadis-i şerifte, (Kur’an-ı kerimi hıfzeden, her hatmi sırasında, kabûl  olunmuş bir duâ hakkına sahip olur.) buyuruludu.

15- Hacılar, mücahitler.

Hadis-i şerifte, (Şu dört duâ red olmaz: Din kardeşine arkasından yapılan duâ. İyileşinceye kadar hastaların, dönünceye kadar hacca ve savaşa gidenlerin duâsı.)

16- Müslümanlıkta saçlarını ağartanların, alimlerin ve adil idarecilerin duâları da makbuldür.

Hadis-i şerifte, (Şu üç kişinin hakkini ancak münâfı olan küçümser: İslâm yolunda saçını  ağartmış olan, ilim sahibi ve âdil idâreci.) buyuruldu.

 

Dua niçin kabul olmaz 

Soru: Dualar niçin kabul olmaz?

CEVAP: Şartlarına uygunsa dua kabul olur. Hadis-i şerifte, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder, edilen duayı kabul eder) buyuruldu. (Tirmizi)

Duânın kabûl  olması için bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Çalışmadan duâ eden, silahsız harbe giden gibidir.) (Deylemî)

Yapılacak işlerden bazıları şöyledir: Önce günahlara tövbe etmeli, istiğfar okumalı, sadaka vermeli, imanını düzeltmeli, duânın kabul olacağına inanmalı, iki diz üzerine kıbleye karşı oturup, duâya başlarken, (Sübhane Rabbiyel aliyyil a’lel vehhab) demeli, euzü besmele çekip hamd ve salevat okumalı, duâyı üçten fazla söylemeli! Kabul olmadı diyerek ümit kesmemeli, kabul olana kadar uzun zaman tekrar etmelidir! (Feraid)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Siz, kabul  edileceğine yakınen inanarak, Allaha duâ ediniz. Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen duâ kabûl olmaz.)

(Emr-i marufu bırakırsanız duâlarınız kabûl  olmaz.)

(Üç kişinin duâsı kabul  olmaz: Kötü yoldaki hanımını boşamayan, alacak ve borcuna şahit tutmayan (senet yapmayan), malını sefihlere veren. Allahü teâlâ "malınızı sefihlere vermeyin” buyuruyor.) (Sefih, malını rasgele harcayan kimse.)

(Kızını fâsıkla evlendirenin duâsı kabûl  olmaz.)

Farzları yapmayanın, mesela namaz kılmayanın duası kabul olmaz. 

Haramlardan sakınmayanın duası kabul olmaz. Ebülleys-i Semerkandî hazretleri, (Haram yiyenin, gıybet edenin, ve haset edenin duâsı kabul olmaz.) buyuruyor. Hadis-i şerifte de, (Duânın kabûl olması için, yenilen ve giyilen helâl olmalıdır.) buyuruluyor. (Tergîb-üs-salât

İhlaslı ve salih olmaya çalışmalı. Kur’anı kerimde buyuruluyor ki: (İhlâslı olarak dua edin!) (Mümin 14, 65), (Allahü teâlâ, ancak takvâ sahiplerinin (salihlerin amellerini, duâlarını) kabûl eder) (Maide 27)

Evliyâyı vesîle ederek, duâ etmeli. Buhârî’deki hadis-i şerifte, duânın kabul olmasi için, Peygamberleri ve salihleri vesîle etmek gerektiği bildirilmektedir. (Hısn-ül-hasîn) Mesela silsile-i aliyyenin isimleri okunup onların hürmetine dua edilmeli.

Din kardeşine gıyabında dua etmeli. (Müminin için, arkasından yapılan duâ kabûl olur. Bir melek, Allah bu iyiliği sana da versin der ve duâsı red edilmez.)  (İbni Ebi Şeyhbe) 

Beş vakit namazı severek kılmalı ve sonra dua etmeli. Hadis-i şerifte buyuruldu ki; . (Beş vakit namazlardan sonra yapılan duâ kabul olur.) (Buharî)

Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ buyurdu ki: kibretmeyen, gününü Allahı anmakla geçiren, günahta ısrar etmeyip istiğfar eden, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe merhamet, büyüğe saygı gösterenlerin namazlarını ve duâlarını kabul eder, istediklerini veririm.)

(Duâsının da kabûl  olmasını isteyen sıla-i rahim yapsın.) (Yani akrabaları ziyaret edip onları görüp gözetsin)

(Çok sadaka verin ki duânız kabûl edilsin.)

(Duâsının kabûl  olmasını isteyen, darda kalanı ferahlandırsın!)

(Gece uyanan, Allah'ı tesbih eder ve Ondan mağfiret dilerse, o kulun geçmiş günâhları mağfiret olunur. Şayet o kimse abdest alır, namaz kılar ve duâ ederse, duâsı kabûl  olur.)

(Duâ etme şevki gelen duâ ederse kabul olur.)

(Bir kimse, acele edip de, “Ben duâ ettim de kabul  olmadı” demedikçe duâsı kabul edilir.)

 

Lânet ve beddua etmek

Sual: Bazı hadis-i şeriflerde lanet olsun deniyor. Lanet etmek ne demektir? Kötü anne babanın iyi olan çocuğuna yaptığı beddua kabul olur mu?

CEVAP: Lânet olsun demek, Allahın rahmetinden uzak olsun demektir. Lânet etmek, beddua etmek iyi değildir. Çünkü hadis-i şerifte, (Bir kimse lânet edince, lânet edilen buna müstehak değilse, kendine döner) buyurulmuştur. İbni Mübarek hazretleri, çocuğunu şikayet edene, (Çocuğa beddua ettin mi?) dedi. O da, evet deyince, (Çocuğun ahlâkını sen bozdun) buyurdu. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Bir babanın duâsı, ilahi hicaba erişir ve bu hicabı da aşar.)

(Ana-babanın çocuğuna ve mazlumun zâlime olan bedduaları, reddolmaz.)

(Kendinize, malınıza ve çolukçocuğunuza bedduâ etmeyin! Duâların kabul olduğu bir saate rastlar da bedduânız kabul olur.)

Kötü ana-babanın, suçsuz ve iyi olan çocuğuna yaptığı beddua kabul olmaz. Haksız olarak yapılan beddualar kabul olmaz.

Diğer peygamberler, kavimlerine lânet ettikleri hâlde, Peygamber efendimiz lânet etmemiştir. Peygamber efendimiz, genel bir bedduâ, lânet etmemiştir. Fakat bazı gruplar, sınıflar için bedduâ etmiştir.

Rahmet Peygamberi

Bir savaşta, kâfirlerin yok olması için duâ etmesini istediklerinde (Ben lânet etmek için, insanların azab çekmesi için gönderilmedim. Ben, herkese iyilik etmek için, insanların huzura kavuşması için gönderildim.) buyurdu. Nitekim Kur'an-ı kerimde, (Seni âlemlere rahmet, iyilik için gönderdik.) buyuruluyor. (Enbiya 107)

Lânete müstehak olanlara lânet etmiştir. Hadis-i şeriflerde (Allah lânet etsin) denilen zümrelerden bazıları şunlardır:

(Fitne çıkarana ...)

(Rüşvet alıp verenlere...)

(Eshabıma söğenlere...) 

(Zekât vermiyenlere...) 

(Ana-babasına lânet edene...) 

(Hanımını anasından üstün tutana...)

(Lutilik yapana...)

(Erkek kılığına giren kadına, kadın kılığına giren erkeğe...)

(Zâlim âmire, açıktan günah işliyene, sünnetimi yıkan bid'atçıya  lânet olsun)

Allahın lânet etmesi

Daha bunlar gibi kimselere lânet edildiğini bildiren hadis-i şerifler çoktur. Kur'an-ı kerimde de Allahü teâlâ, bazılarına lânet etmiştir. Mesela, (Allahın lâneti kâfirlerin üzerine olsun) buyuruluyor. (Bekara 89)

Yine bir hadis-i şerifte, (Üç kimseye lânet olsun ki, bunlar, zâlim emir, açıkça günah işliyen fâsık ve sünnetimi yıkan bid’at ehli kimsedir.) buyurulmuştur.

Kur’an-ı kerimde Allahü teâlâ Ebu Lehep için, (Onun eli kurusun) buyurduğu gibi, Ebu Lehebin oğlu Uteybe, (Tebbet yeda) suresi gelince, Resulullahın efendimize çeşitli hakaretlerde bulundu. Peygamber efendimiz çok üzülüp, (Ya Rabbi! Buna bir canavar musallat eyle!) dedi. Ebu Lehebin oğlu Uteybe Şama ticaret için giderken, bir gece arkadaşlarının arasında yatarken, bir arslan gelip arkadaşlarını koklayıp bıraktı. Sıra Uteybeye gelince onu parçaladı.

Bir kimse, sol eliyle yemek yiyordu. (Sağ elin ile ye) buyurdu. (Sağ kolum hareket etmiyor) diye yalan söyledi. Bir peygamber ile alay eden bu kimse için Resulullah efendimiz, (Sağ elin artık hareket etmesin) buyurdu. Ölünceye kadar sağ elini ağzına götüremedi. Yalan söylemek çok büyük günahtır. Hele Peygamber efendimize karşı yalan söylemek çok daha büyük günahtır. Dünyada elin felç olması küçük bir cezadır. Ahırette verilecek cezalar çok büyüktür.

Peygamber efendimizin buna benzer bedduaları vardır. Diğer insanların ibret almaları ve hidayete kavuşmaları için böyle mucizeler vaki olmuştur.

 

Her gün okunacak duâlar

Sual: Sabah-akşam okunması gereken duâlar nelerdir?

CEVAP: Hadis-i şeriflerde bildirilen duâlardan bazıları şöyle:

(Sabah-akşam 7 defa “Allahümme ecirnî minennâr” diyen cehennemden kurtulur.) (Ebu Davud)

(Sabah-akşam, 3 defa, “Bismillahillezî lâ yedurru maasmihi şeyün fil erdi velâ fissemâi ve hüvessemîulalîm” okuyan, büyücü ve zalimden emin olur.) (I. Mâce)

(Sabah 3 defa, “Eűzü billahis-semîil alîm-i mineşşeytânirracîm” diyerek Haşr suresinin son üç ayetini okuyana, 70 bin melek, akşama kadar duâ eder. O gün ölürse şehit olur. Akşam okursa yine ayni şeylere kavuşur.) (Tirmizî)

(Sabah namazından sonra 11 ihlas okuyana, cennette bir köşk verilir.) (Haraiti)

(Sabah namazından sonra on defa, "La ilahe illallahü vahdehü la-şerikeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit ve hüve ala külli şeyin kadir" okuyan, akşama kadar her çeşit zarardan korunur, hiçbir günah ona zarar vermez.) (Nesâî) ("Günah zarar vermez" demek, günah işlemez veya işledigi günaha tevbe eder, o günah ona zarar vermemiş olur demektir.)

(Akşam namazından sonra (yukarıdaki tesbihi) okuyan, sabaha kadar şeytandan korunur. On sevaba kavuşur, on günahı affolur ve on köle azat etmiş gibi sevap verilir.) (Tirmizî)

(Sabah namazlarından sonra üç defa Sübhanallah-il azim ve bi hamdihi diyen körlük, cüzzam ve felçten korunur.) (İ. Ahmed)

(Şirkten korunmak için “Allahümme innî eűzübike min en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estağfiruke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmülguyűb” okuyun!) (İ. Ahmed)

(Sabah-akşam 7 defa “Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azîm” okuyanın dünya ve ahiret işine Allah kâfi gelir.) (Beyhekî)

Şükür duâsının önemi

(“Allahümme ma esbaha bî min ni’metin ev bi ehadin min halkıke, fe minke vahdeke lâ şerîke leke, felekel hamdü ve lekeşşükr” duâsını, gündüz okuyan o günün, akşam okuyan o gecenin şükrünü ifa etmiş olur.) (Akşam esbaha yerine emsâ denir.)

(Bir kimse, sabah-akşam yüz defa “Sübhânallahi ve bihamdihi” derse, o gün ve o gece hiç kimse onun kadar sevap kazanamaz.) (Deylemî)

(Evden çıkarken “Bismillahi, tevekkeltü alallahi, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah” diyen, tehlikelerden korunur ve şeytan ondan uzaklaşır.) (Tirmizî)

(“Lâ havle...” okumak, doksandokuz derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdan kurtulmaktır.) (Ebû Nuaym) (İmam-ı Rabbanî hazretleri, din ve dünya zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah” okurdu. Okumaya başlarken ve okuyunca yüzer defa Salevat getirirdi. (Tefsir-i Mazherî))

(Hergün yüz defa salevat getiren, münafıklıktan ve cehennem ateşinden uzaklaşır ve kıyamette şehitlerle beraber olur.) (Taberânî)

(Günde 25 defa “Allahümme bâriklî fil mevt ve fî mâ ba’delmevt” okuyan şehit olarak ölür.) (Redd-ül Muhtar)

(Gece Âmenerrasulüyü okuyana, her şey için yeterlidir. Bu iki ayeti yatsıdan sonra okuyana, geceyi ibadetle geçirmiş sevabı verilir.) (Şir’a)

(Tebârekeyi okumadan yatma! Kabir azabını def eder. Her gece Tebâreke okuyan, Kadr gecesini ihya etmiş gibi sevaba kavuşur.) (Eyoğul İlmihâli)

(Eve girerken İhlas suresini okuyan, yoksulluk görmez.) (T. Kurtubî)

(Evden çıkarken Âyet-el kürsî okuyana, melekler, evine gelinceye kadar duâ eder.) (Eyoğul İlmihâli)

İstiğfara devam etmek

(İstiğfara devam eden kimse, her sıkıntıdan kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır.) (İbni Mâce) (İstiğfar olarak (Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilahe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh) okumalıdır.

(Günde yüz kere “Lâ ilâhe illallah diyen kimsenin, kıyamet gününde yüzü ay gibi parlar.) (Taberânî)

(Bir yere gelen, “Eûzü bikelimâtillahittammâti min şerri ma haleka” okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir şey zarar veremez.) (Müslim)

(Sıkıntılı veya borçlu, bin kerre “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) (Şir’a)

Seyyid Abdülhakim efendi hazretleri buyuruyor ki:

Yatağa abdestli gir, Eûzü Besmele çek, sağ yanın üzerine kıbleye karşı yat, sağ avucunu sağ yanağının altına koy, Ayet-el-kürsî, 3 İhlas, bir Fatiha ve birer defa iki kul e’uzüden sonra 3 defa (Estagfirullahelazîm ellezî lâ ilâhe illâhu) oku, 3. süne (el-hayyelkayyûme ve etûbü ileyh) ekle.

On defa da, (Lâ havle velâ kuvvete illâ billah) oku, 10. suna (hil aliyyil azîm ellezîlâ ilâhe illâhu) ilave et! (Ey Oğul İlmihali)

Uykudan uyanınca, (Allahümmağfirlî) demek çok sevaptır.

(Yatağa girince 3 defa Estağfirullah el azîm ellezî lâ ilahe illâ hüvel hayyel kayyûm ve etûbü ileyh okuyan kimsenin günahları, deniz köpüğü kadar pek çok olsa da, affolur.) (Tirmizî)

Her gece yatarken yüz defa, (Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber) okuyan kimse, kendini hesaba çekmiş sayılır.

En Kıymetli Duâ

En kıymetli tesbih, namazlardan sonra çekilen Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahü ekberdir. Başka zamanlarda bunların hepsi birden Sübhanallahi vel-hamdülillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber diye okunur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Sübhanallahi vel-hamdülillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekberden daha efdal tesbih yoktur.) (Deylemî)

Bu tesbihten sonra en kıymetli tesbih ve zikir la ilahe illallah demektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Zikirde "La ilahe illallah"dan, efdali yoktur.) (Taberânî)

En kıymetli duâ ise Elhamdülillah demektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Zikrin efdali, la ilahe illallah, duânın efdali de elhamdülillahtır.) (Tirmizî)

Zül-celal vel-ikram

Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:

(Ancak celal ve ikram sahibi Rabbinin zatı baki kalacaktır.) (Rahman 27)

(Celal ve ikram sahibi Rabbinin adı çok yücedir.) (Rahman 78)

(Celal, Allahü teâlânın kahr ve gazab sıfatlarındandır, azamet, büyüklük, hiçbir şeye muhtaç olmamak demektir.)

Ayet-i kerimede geçen zül-celal vel-ikram ifadesinin ism-i Azamdan olduğu bildirilmiştir. Bu bakımdan bilhassa duâlarda bunu çok söylemek gerekir. Peygamber efendimiz, bir kimsenin (Ya zel-celali vel-ikram) diyerek duâ ettiğini duyunca, (Allahtan ne istersen iste, duân kabul olur) buyurdu. (Tirmizî)

Başka bir hadis-i şerif de şöyle:

(Ya zel-celali vel-ikramı çok söyleyin, ona çok devam edin.) (Tirmizî)

 

Evlilik için duâ

Sual: Evlilik için duâ ettim, kabul olmadı. Sebebi nedir?

CEVAP: Evlenmeyi istemek normaldir. Ancak her evlilik mutlaka hayırlı olur mu? Çok az da olsa, evlilik bir kimsenin dünya ve ahıret felaketine sebep olabilir. Ne olursa olsun evlenmeyi değil de, mutlaka hayırlı olanını istemelidir. Hayırsız bir evlilik yerine bekarlığı tercih etmelidir!

Esas hayât, ahıret hayâtıdır. Muhteşem bir hayât sürülse de, dünya geçicidir. Akıllı, ahıretini düşünüp, (Ya Rabbi evlilik hakkımda hayırlı ise nasib et) diye duâ eder. Kur'an-ı kerimde, (Duâ edin, duânızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyuruldu. (Tirmizî)

(Duâm kabul olmadı) demek yanlıştır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Duâ edenin ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahırette mükâfatını bulur.) (Deylemî)

Allahü teâlâ, Kıyamette, duâsı dünyada kabul edilmiyen kula (Dünyada ettiğin duâna karşılık şu sevabları veriyorum) buyuracak, o kadar çok sevab verecek ki, o kimse, (Keşke dünyada hiçbir duâm kabul edilmeseydi) diyecektir. (T.Gafilin)

Allahü teâlâ, duâ edeni sever, duâ etmeyene gadap eder. Duâ müminin silahı, dinin temel direklerinden biridir. Duânın faydaları çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Duâ, işlenen günahlara kefarettir.) (Ibni Hibban)

(Duâ, belâ gelirken korur.) (Şira)

(Çalışmadan duâ eden, silahsız harbe giden gibidir.) (Deylemî)

Duâ eden sebeplere yapışmalıdır! Önce, günahlarına pişman olup istiğfar okumalı, sadaka vermeli, duâyı üçten fazla söylemeli, haram şey istememelidir.

 

Duânın faydası

Sual: Bazıları, "Ölenin defteri kapanmıştır. Artık onun defterine sevab, günah yazılmaz" diyerek, ölüler için yapılan, duâları kabul etmiyorlar. Ölü için duâ edilmez mi?

CEVAP: Nakli değil aklı esas alan kimse ve Mutezile fırkası, ölü için yapılan duâyı inkar etse de, duâ, ölü-diri herkese fayda verir. Allahü teâlâ, duâ edenin duâsını kabul edeceğini bildirmektedir. (Bekara 186, Mümin 60)

Yakub (as) oğullarına, (Sizin için yakında (seher vakti) Rabbime istiğfar edeceğim) dedi. (Yusüf 98)

Başka bir ayet-i kerime meali: (Müttekiler, seher vakti istiğfar ederlerdi.) (Zariyat 18)

İbrahim (as) (Ey Rabbimiz, (Kıyamette) hesaba çekildiği gün, beni, ana-babamı ve bütün müminleri mağfiret et) diye duâ etmiştir. (İbrahim 41) Bu ayet-i kerimede bir müminin duâsı ile diğer müminlerin günahları affediliyor ki, böyle duâ edilmesi emredilmiştir. (Bu ayet-i kerimede, İbrahim (as), ana-babasına duâ ettiğine göre, onların mümin olması şarttır. Eğer ana-babası kâfir olsaydı, onlar için duâ etmezdi. Bu ayet-i kerime de gösteriyor ki, Azer, İbrahim (as)ın babası değil amcası ve üvey babası idi, esas basası Taruh idi.)

Ölülere hediye!

Yine her gün namazda Tehıyyat okurken ( Esselamü... İbadillahissalihin) diyerek müslümanlara duâ ediyoruz. Faydası olmasaydı, her tehıyyatta bunun okunması emredilmezdi.

Duânın fazileti hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:

(Duâ, ibâdettir.) (Tirmizî, Nesâî)

(Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için duâ ve istiğfar etmektir.) (Deylemî)

(Ölmüş ana-baban için duâ ve istiğfar et!) (İbni Mace)

(Defnedilen kardeşiniz, şimdi sorguya çekiliyor, ona duâ edin!) (Ebu Dâvud)

(Kırk müslüman, bir müminin cenazesinde bulunup onun affı için duâ ederlerse, duâları kabul olur.) (Müslim)

(Cenaze namazında, üç saf cemaat bulunan mümin, Cennete girer.) (Tirmizî)

Ölü için duâ edilir, Kur'an-ı kerim okunur, sadaka verilir. Sadece onlar için namaz kılınmaz ve oruç tutulmaz; fakat bunların sevabları bağışlanır. Tahtavideki hadis-i şerif şöyle: (Bir kimse, başkasının yerine oruç tutamaz, namaz kılamaz; fakat onun orucu ve namazı için fakiri doyurur.) (Nesâî)

Hidayede (oruç, namaz, sadaka ve diğer ibâdetlerin sevabını başkalarına bağışlamak caizdir) ve Tatarhaniyyede (Sadaka veren kimse, sevabının bütün müminlere verilmesi için niyet ederse, kendi sevabından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevabı erişir. Ehl-i sünnet mezhebi böyledir) buyuruldu. (R. Muhtar)

 

Onbir İhlas Okumak

Sual: Hadis-i şerifte, sabah ve akşam namazlarından sonra, Haşr suresinin (hüvallahülleziden itibaren) son üç ayetinin okunması bildiriliyor. Hâlbuki çok yerde Lev enzelnadan okunuyor. Yine hadiste, namazlardan sonra, 10 ihlas okunması bildirilirken, siz 11 ihlas okunacağını bildirdiniz. Niçin böyle yapılıyor?)

CEVAP: Bir hususta birkaç rivayet varsa, en faziletli olanını seçmek iyi olur. Haşr suresinin sonunu Lev enzelnadan okumak daha iyi olur. Namazdan sonra 10 veya 11 İhlas okunması bildirilmiştir. 11 defa okumak daha iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Sabah namazından sonra 11 defa ihlas okuyan müslümana, Cennette bir burç verilir.) (Haraiti) (Bu hadis-i şerif, Ramuzun 382. sayfasında vardır.)

 

Günahkarın duası

Sual: Günahkârın duâsı kabul olmaz mı?

CEVAP: Günahkâr müslümanın duâsı, kabule şayan değilse de, cenab-ı Hak, duâ edenin elini boş çevirmez. Duâ sebebiyle ya günahlar affolur, ya gelecek bir belâ önlenir, ya mevcut bir belâ kalkar, yahut ahırette büyük sevaba kavuşulur. (Şira)

Günah içinde yüzen bir kimsenin dünya işleri ile ilgili duâsının kabul olması, isteklerine kavuşması, onun aleyhine olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Mümin duâ ettiği zaman, Allahü teâlâ, Cebrail (as)a, "İsteğini hemen yapma, ben onun sesini seviyorum." buyurur. Facir duâ edince de, "Bunun isteğini hemen yerine getir, ben onun sesini sevmiyorum." buyurur.) (İbni Neccar)

(Kâfirin yaptığı duânın hemen kabul olmasını, müminin duâsının gecikmesini merak eden meleklere Allahü teâlâ buyuruyor ki: "Ben kâfire ve sesine gazab ederim. Beni anmasın, bana duâ etmesin diye hemen isteğini veririm. Mümini ve yalvarmasını severim. Benden ve beni anmaktan uzak durmaması için isteklerini geciktiririm." ) (Ramuz)

 

Bir dileğiniz var mı?

Sual: Çocuğu olmayan veya evlenmek isteyen veya herhangi bir dileği olanlar ne yapmalıdır?

CEVAP: Evlenmek isteyen veya çocuğu olmayan kimse, sebeplere yapışmalı. İnsan, bir işin neticesinin iyi mi, kötü mü olacağını bilemez. Muhakkak şu işim olsun diye ısrar etmemeli, “Hayırlı ise olsun” demeli.

Kur’an-ı kerim ve duâ, şartları gözetilerek okunursa, fayda verir. Okuyanın ve hastanın buna inanması gerekir. Kur’an-ı kerimin her harfi şifadır, dileklere devadır. Allahü teâlâ, (Kur’an-ı kerim, müminler için şifa ve rahmettir.) buyuruyor.

Çocuğu olmayan veya evlenmek isteyenler veya herhangi .bir dileği olanlar şunları yapmalıdır:

1- İstiğfar okumalı. (Malım çok, ama çocuğum olmuyor. Ne yapayım) diyen kişiye, bir sahabi istiğfara devam etmesini söyledi. O da günde 700 defa istiğfar okurdu. Nihâyet on çocuğu oldu. Hasan-ı Basri hazretlerine, kıtlıktan, fakirlikten, çocuğunun olmadığından şikâyette bulunuldu. Hepsine de istiğfar etmesini söyledi. Sebebi sorulunca, Kur’an-ı kerimden üç âyet-i kerime okudu. Meali şöyle: (Çok affedici olan Rabbinize istiğfar edin ki, gökten bol yağmur indirsin; size, mal ve oğullar ile yardım etsin, sizin için bahçeler, ırmaklar versin.) (Nuh 10-12)

Çocuklarını idarede sıkıntı çeken bir sahabiye Peygamber efendimiz, (Neden istiğfar etmiyorsun? Ben günde yüz defa istiğfar ederim.) buyurmuştur. İstiğfar edileceği zaman yüz defa (Estağfirullah min külli ma kerihallah, Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünerek söylemeli. Manası şöyledir: (Razı olmadığın şeylerden yaptıklarımı affet ve yapmadıklarımı yapmaktan koru. Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allaha istiğfar eder ve günahlarıma pişman olup O’na sığınırım.) (Azim, zatı ve sıfatları kemalde, Hay, ezelî ve ebedi bir hayatla diri olan, Kayyum, zatı ile kaim olan, yarattığı her şeyi varlıkta durduran demektir.)

2- Dileğine kavuşmak için, iki rekat namaz kılıp, sevabını Silsile-i aliyye denilen âlimlerin ruhuna hediye etmeli, bunların hürmeti için diye duâ etmeli. Mesela, “Ya Rabbi, hayırlı bir çocuk nasip eyle” diye duâ edip, “Bu duâmı silsile-i aliyye büyükleri hürmetine kabul eyle” demeli. (Mekatib-i şerife)

Sabah ve yatsı namazından sonra silsile-i aliyyenin isimlerini, sonra Fatiha okuyarak ruhlarına gönderip, onları vesile ederek yapılan duâ kabul olur. Tecrübe edilmiştir.

3- Ayât-i hırz, usulüne uygun okunur ve yanında taşınırsa, murat hasıl olur.

4- Adakta bulunmalı. Mesela, (Şununla  evlenirsem, sevabı Seyyidet Nefise hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasin okumak nezrim olsun) denince, bu dileğin kabul olduğu tecrübe edilmiştir.

5- Duâ izinli okunmalı!  Bir hacetin hasıl olması için duâ okunurken, tesir etmesi, üstadın izni ile okumalı. Üstad vefat etmişse, kitabından öğrenip okumak da izin almak olur. İzin alan, izin verenin vekili olur. Vekilin okuması, üstad gibi tesirli olur.

6- Bir dileği olan aşağıdaki duayı okumalıdır. Kör bir zat gelip, (Ya Resulallah! Allahü teâlâya duâ et, gözlerim açılsın) dedi. Peygamber efendimiz de, (Kusursuz bir abdest al! Sonra, ya Rabbi! Sana yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed (as)ı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed (as)! Seni vesile ederek, Rabbime yalvarıyorum. Senin hatırın için kabul etmesini istiyorum. Ya Rabbi, bu yüce Peygamberi bana şefaatçı eyle! Onun hürmetine duâmı kabul et) duâsını okumasını söyledi. O da, abdest alıp duâ etti. Hemen gözleri açıldı.(Tirmizî)  Bu duâyı okuyanlar, maksatlarına kavuşmuşlardır.

(Fetavai kari-ül-hidaye)de diyor ki:

(Muradı olan mesela bir yere sağ salim gidip gelmek isteyen, tehlikeli bir durumdan kurtulmak istiyen, bir dileği olan kimse, yatacağı zaman abdest almalı. Temiz bir örtü üzerinde oturup, üç salevat okumalı. Sonra besmele çekerek on Fatiha ve sonra onbir İhlas okumalı. Sonra üç salevat okumalı. Sonra sağ yanı üzere, yüzü kıbleye karşı olarak ve sağ elini, sağ yanağının altına koyarak yatıp uyumalıdır. Niyet ettiği şeyin nasıl olacağını Allahın izni ile rüyada görür.)

Namaz kılmıyanın, haram işliyenin ve kalbi gafil olanın duâsı kabul olmaz. Ehl-i sünnet itikadında olmıyanın okuması faide vermez. Hak teâlâ, herşeyi bir sebep ile yaratmaktadır. Bir şeye kavuşmak istiyen, o şeyin sebebine yapışmalıdır. Rabbimiz, insana sıhhat, şifa vermek için, duâ etmeyi, sadaka vermeyi ve ilaç kullanmayı sebep yapmıştır.

 

Silsile-i aliyye büyükleri

Sual: Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri sırasıyla nasıldır?

CEVAP: Silsile-i aliyye

1- Muhammed (as)

2- Ebubekr-i Sıddîk

3- Selman-ı Farisî

4- Kasım bin Muhammed

5- Cafer-i Sadık

6- Bayezid-i Bistamî

7- Ebul Hasan Harkanî

8- Ebu Alî  Farmedi

9- Yusuf-i Hemedanî

10- Abdulhalik-i Goncdüvanî

11- Arif-i Rivegerî

12- Mahmûd-i Encirfagnevî.

13- Alî Râmîtenî

14- Muhammed Bâbâ Semmâsî

15- Seyyid Emîr Gilâl

16- Seyyid Muhammed Bahaeddin

17- Alâ’üddin-i Attâr

18- Ya’kûb-ı Çerhî

19- Ubeydüllah-i Ahrâr

20- Kâdî Muhammed Zâhid

21- Dervîş Muhammed

22- Hâcegî Muhammed Emkenegî

23- Muhamed Bakîbillah

24- İmâm-ı Ahmed Rabbânî

25- Muhammed Ma’sûm Farukî

26- Seyfeddin

27- Seyyid Nur Muhammed

28- Mazher-i Cân-ı Canan

29- Seyyid Abdüllah Dehlevi

30- Mevlana Hâlid-i Bağdâdî

31- Seyyid Abdüllah Şemdinî

32- Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî

33- Seyyid Muhammed Sâlih

34- Seyyid Sıbgatullâh-i Hîzânî.

35- Seyyid Fehîm-i Arvâsî

36- Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî

 

Evliyayı vasıta kılmak

Sual: Peygamber efendimiz veya falanca evliya hürmetine diye duâ edilir mi?

CEVAP: Allahü teâlâ, bazı kullarına, kendinde hak ihsan ettiğini Kur'an-ı kerimde bildirdi. (Müminlere yardım etmek, üzerimize hak oldu) buyurdu. (Rum 47) (Hadika)

Ölü veya diri olan bir velînin veya bir nebinin ismini söyliyerek, onun hürmeti için dilekte bulunmak caizdir. (Bezzâziyye)

Allahü teâlânın peygamberlerini ve salih kullarını vesile ederek duâ edilir.(Hısn-ül-hasin)

Peygamberin hakkı için demek, Onun peygamberliği haktır; bir velînin hakkı için demek de onun evliyalığı haktır demek olur. Peygamberimiz de, bu niyet ile, (Peygamberin Muhammed hakkı için) demiş ve harblerde Allahü teâlâdan, Muhacirlerin fukarası hakkı için yardım dilemiştir. İslâm âlimlerinden, (senden istedikleri zaman verdiğin kimseler hakkı için) ve (İmam-ı Gazalînin hakkı için) gibi duâlar yapanlar ve kitablarına yazanlar çok olmuştur.(Berika)

Hısn-ül-hasin kitabı böyle duâlarla doludur.

Ruh-ul-beyan tefsirinde, Maide suresinin 18.ayetinde diyor ki: Hz.Ömerin haber verdiği hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Âdem (as) duâ edip dedi ki:

- Ya Rabbi! Muhammed (as) hakkı için beni affet!

Allahü teâlâ da, ona sordu:

- Ya Âdem, Onu daha yaratmadım, Onu nereden biliyorsun?

- Ya Rabbi! Beni yaratınca, başımı kaldırdım. Arşın eteklerinde, La ilahe illallah Muhammedün resulullah yazılmış olduğunu gördüm. Sen isminin yanına, en çok sevdiğinin ismini yazarsın. Bunu düşünerek Onu çok sevdiğini anladım.

- Ey Âdem, doğru söyledin. Mahluklarımın içinde, en çok sevdiğim Odur. Onun için, seni affeyledim. Muhammed olmasaydı, seni yaratmazdım.) (Beyhekî)

 

Sıkıntıdan kurtulmak için

Sual: Sıkıntıdan kurtulmak için ne yapmalıdır?

CEVAP: Sıkıntıdan kurtulmak için sebeplere yapışmak gerekir. (Çalışmadan duâ eden, silahsız savaşa giden gibidir) hadis-i şerifi de sebeplere yapışmayı emretmektedir. Kur'an-ı kerimde mealen, (Her zorluğun bir kolaylığı vardır) buyuruluyor. Sıkıntıdan kurtulmanın da çaresi vardır. Hiç boş vakit geçirmemeli, kendine faydalı bir meşgale bulmalıdır. (Sabır kurtuluşun anahtarıdır) sözüne uymalı, çalışıp sabrederek bir çıkış yolu aramalıdır.

Psikolog doktorlar, sıkıntının başlıca çaresinin meşgale olduğunu söylüyorlar. Kendinize severek yapacağınız işler bulursanız, rahatlarsınız. Ayrıca manevî yönden, bazı duâlar okumanız da faydalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(İstiğfara devam edeni, Hak teâlâ, her türlü sıkıntı ve üzüntüden uzaklaştırır, geçim darlığından da kurtarır, ferahlığa çıkarır, ummadığı yerden rızka kavuşturur.) (Nesâî)

(Hergün sabah akşam yedi kere, "Hasbiyallahü la ilahe illa hü aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabb-ül arşil azim" okuyan, dünya ve ahiret sıkıntısından kurtulur.) (İni Sünni)

(Lâ ilâhe illallah demek 99 belâyı defeder, en aşağısı sıkıntıdır.) (İ.Asâkir)

(La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır.) (Hakim)

(Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) (Şira)

(Sıkıntılı iken “Hasbünallah ve ni’mel-vekîl” deyiniz!) (İ. Merdeveyhî)

(Yasin okuyanın sıkıntısı gider.) (Deylemî)

(Lâ ilâhe illallah kable külli şey’in, Lâ ilâhe illallah ba’de külli şey’in, Lâ ilâhe illallah yebka Rabbünâ ve yefnî küllü şey’in diyen sıkıntıdan kurtulur.) (Taberânî)

(Cuma namazından sonra, ihlas, Felak ve Nas’ı yedişer defa okuyan, bir hafta, kaza, belâ ve sıkıntılardan kurtulur.) (İ.Sünni)

(Sıkıntı için şu duayı okuyun: La ilahe illallahülazim-ül-halim la ilahe illallahü Rabbül-Arş-ilazim la ilahe illallahü Rabbüs-semavati ve Rabbül-Erdi Rabbül Arşil-kerim.) (Müslim)

(Sıkıntıya düşen 7 defa Allah, Allahü Rabbi, lâ üşrikü bihi şey’a desin!) (Nesâî)

(Sıkıntı için, “Allah, Allah Rabbünâ lâ şerîkeleh” deyin!) (Beyheki)

Sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, 14 secde âyetini (ezberden, ayakta) okuyup, her birinden sonra, hemen secde etmelidir. (Nur-ül-izah)

(Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil’ aliyyil’azîm) okumak, sinir hastalığına ve bütün sıkıntılara iyi gelir.

İmam-ı Cafer hazretlerinin sıkıntıya düşünce, okuyup, sıkıntıdan kurtulduğu duâ şöyledir:

(Yâ uddetî ınde şiddetî, ve yâ gavsî ınde kürbetî! Ührüsnî bi-aynikelletî lâ tenâmü vekfinî birüknike ellezî lâ yürâmü) Anlamı şöyledir: Güçlükte desteğim, sıkıntıda imdâdıma yetişen, her ân görüp gözeten Rabbim, beni muhafaza et, sonsuz kudretinle, bana yardım eyle!

Cepte altın taşımak da sıkıntı için faydalıdır. Sadaka vermek ve 70 kere (Estağfirullah min külli mâ kerihallah) demek, sıkıntıları giderir. Bu istiğfarın anlamı, “Ya rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet, yapmadıklarımı da yapmaktan koru.” demektir. Sıkıntı için şunlara da riayet edilmelidir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Sıkıntıları sadaka ile önleyin.) (Deylemî)

(Tarak kullanmak, sıkıntıyı giderir.) (Deylemî)

(Güzel koku ve temiz elbise sıkıntıyı azaltır.) (Bostan)

(Abdestten artan suyu içmek sıkıntıyı giderir.) (Deylemî)

(Akik yüzük sıkıntıyı giderir.) (Ukayli)

(Başkasının sıkıntısını giderenin sıkıntısı gider.) (İ. Ahmed)

(Sıkıntıda duâm kabul olsun diyen, genişlikte çok duâ etsin.) (Tirmizî)

(En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir.) (Tirmizi)

 

Yağmur duâsı  

Sual: Yağmur duâsında eller niçin aşağıya çevriliyor?

CEVAP: Yağmur duâsında eller aşağıya çevrilmez. S. Ahmed Tahtavi hazretleri buyuruyor ki:

(İstiska, yağmur duâsı için sahraya çıkmak demektir. Hamd ederek, istiğfar okuyarak duâ edilir. Peygamber efendimiz ve Eshab-ı kiram ve islâm âlimleri yağmur duâsı yaptılar. Sahrada iki rekat namaz kılınır. İmam, asaya dayanıp hutbe okur. Sonra kıbleye dönüp avuçlarını semaya karşı açık olarak omuz hizasına kadar kaldırıp ayakta duâ eder. Hazır olanlar oturarak amin derler. Yalnız yağmur duâsında eller omuzdan yukarı kaldırılır. Bir şey istemek için yapılan duâlarda, avuçları semaya karşı açılır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, ellerini kaldırıp da duâ edenin duâsını kabul etmemekten hayâ eder.) (Tirmizî)

Hastalık, kıtlık ve düşmandan kurtulmak için yapılan duâlarda avuç içleri yere çevrilir. Yağmur duâsında, ara vermeden 3 gün çıkmak, eski yamalı elbise giymek, duâya giderken sadaka vermek, 3 gün oruç tutmak, çok tevbe-istiğfar etmek, kul haklarını ödemek, hayvanları da çıkartıp yavrularından ayrı bulundurmak, ihtiyarları ve çocukları da çıkarmak sünnettir. Kâfir, dinsiz, getirilmez. Bebekler analarından ayrı bulundurulur. Elbiseler ters çevrilmez.) (Merakıl -felah şerhi)

 

Resulullahın duâları 

Sual: Peygamber efendimiz, biz müslümanların nasıl duâ etmesi gerektiğini bildirmiştir. Bu duâlardan bazılarını yazar mısınız?

CEVAP: Bahsettiğiniz duâlar çoktur. Birkaçı şöyle:

Ya Rabbi, sana ve Resulüne itaat etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!

Ya Rabbi, faydasız ilimden, makbul olmıyan ibâdetten ve kabul edilmiyen duâdan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çeşit hastalıktan, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım!

Bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden muhafaza et, her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahıret azabından bizi koru!

Bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan ve sabreden ve şükredenlerden eyle!

İşinde sebat eden, nimetine şükreden, ibâdetini güzel yapan, doğru konuşanlardan, sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk ver! Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle!

Kulağıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azabından, zulmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.

Kusurlarımızı ört, korkulardan emin kıl ve borçlarımızı ödememizi nasip eyle!

Ölünceye kadar ibâdet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasip et ve Cennetini ihsan eyle!

Ya Rabbi, bize dünya ve ahırette güzellik ver ve Cehennem azabından bizi koru! (Tergib)

 

Korku ve belalardan korunma duâları

Sual: Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı?

CEVAP: İmam-ı Rabbanî hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. (Besmele ile) (Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm) duâsını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duâyı okuyanlara bir şey olmadı.

Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zâlimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, İmam-ı Rabbanî hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Ayât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm duâsını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç belâ gelmez.) (İbni Mace)

Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır!  Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (“Eûzü bikelimâtillahi-ttammâti min şerri mâ haleka” duâsını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) (Müslim),

(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allahın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allahın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allahın kulları, bana yardım edin demelidir.) (Taberânî),

(Hasbiyallahü ve ni’mel vekîl sözü her korku için bir emniyettir.) (Deylemî)

Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için Taha suresinin 37. ayetinden (velekaddan) 39. ayetin sonuna (ala ayniye) kadar olan kısım, su geçirmez bir şeye 7 defa sarıp veya içi görünmiyecek şekilde PVC yaptırıp yanında taşımalıdır. Faydası çok görülmüştür.

İmam-ı Rabbanî hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi. Muhammed Mâsum hazretleri buyuruyor ki: Dertlerden kurtulmak ve murâda kavuşmak için 500 kere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demeli, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere salevât-ı şerife okuyup duâ etmelidir.

Dertlerin, belâların gitmesi için, istigfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)

 

İlaçların en iyisi

Sual: Ölülere ve hastalara, Yasin ve Fâtiha okunuyor. Bu sûrelerin tercümelerinde şifâdan bahsetmiyor. Fâtiha suresini okurken kendimize duâ ediyoruz. Bunların şifâ ile ilgisi nedir?

CEVAP: Neden bahsederse bahsetsin, Kur’an-ı kerimin her âyeti, her harfi şifâdır.

Hadis-i şerifte, (İlâçların en iyisi Kur’an-ı kerimdir) buyuruldu. (İ.Mâce)

Peygamber efendimiz üç türlü ilâç kullanırdı. Kur’an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilâçları kullanırdı. Her ikisini karışık kullanırdı. Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Kur’an-ı kerimden şifâ beklemeyen, şifâya kavuşamaz.) (Deylemî)

Kur’an-ı kerim ve duâ, şartlarına uygun okunursa, elbette şifâ verir. Okuyanın ve hastanın buna inanması gerekir. Haram işleyenin ve îtikâdı düzgün olmayanın okuması fayda vermez. Kur’an-ı kerimi ücretle okumak haramdır. (Tefsir-i Mazharî)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Ölülerinize Yasin okuyun!) (İ.Ahmed)

(Kabristana giren kimse, Yasin sûresini okusa, o gün ölülerin azâbları hafifler. Ölülerin sayısı kadar o kimseye sevâb verilir.) (Etfâl-ül müslimîn)

(Yasin okumak sıkıntıyı giderir.) (Deylemî)

(Cuma gecesi Yasin sûresini okuyanın günahları affedilir.) (İsfehânî)

(Geceleyin Yasin okuyan kimse, affedilmiş olarak sabaha çıkar.) (Buhârî)

(Allah rızâsı için Yasin okuyanın günahları affolur.) (İbni Sünnî)

(Her gece, Yasin okumaya devam eden kimse, şehit olarak ölür.) (Taberânî)

(Her şeyin bir kalbi vardir. Kur’anın kalbi de Yasindir.) (Tirmizî)

(Fâtiha her derde devâdır. ) (Beyhekî)

Ölüler için de Yasin-i şerif okunması emredilmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Yanında Yasin-i şerif okunan hasta, suya doymuş olarak vefât eder, doymuş olarak kabre girer), (Müslüman bir hasta yanında Yasin okunursa, Rıdvân ismindeki melek Cennet şerbeti getirir. O kimse, suya doymuş olarak rûhunu teslim eder. Doymuş olarak da kabre girer, suya ihtiyacı olmaz.) (S.Ebediyye)

Yasin-i şerifi okumak da çok sevâbdır. Hadis-i şerifte,

(Bir defa Yasin okuyan, on defa Kur’an-ı kerimi okumuş sevâbına kavuşur) buyuruldu. (Tirmizî)

Yasin sûre-i şerifesi, kıyâmette olan şeyleri, dünyanın geçici olduğunu, Cennet nimetlerini ve Cehennem azâblarını da bildirmektedir. Anlayan hasta, yanında okununca, îman ile gitmeye sebep olan şeyleri işitmiş olur. İmâm-ı Gazalî buyuruyor ki: (İmâm-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri, Cenâb-ı Hakkın, (Anlıyarak da anlamıyarak da Kur’ân-ı kerîm okuyan, benim rızama kavuşur) buyurduğunu bildirmektedir.) (İhyâ)

Duâlar ve şifalar

Hastalığın durumuna göre tedavi, ilaç ile, sadaka vermekle ve duâ ile yapılır. Şifayı veren yalnız Allahü teâlâdır. Kur'an-ı kerimde buyuruldu ki:

(İbrahim,"hastalığıma ancak O şifa verir" dedi.) (Şurara 80)

(Kur'an-ı kerim, müminler için şifa ve rahmettir.) (İsra 82)

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

(Asıl deva Kur'andır.) (İbni Nasr)

(Fatiha ile Ayet-el kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez.) (Deylemî)

("La ilahe illa ente sübhaneke, inni küntü minez-zâlimin"i okuyan, dert ve belâdan kurtulur. ) (Hakim) (40 defa okuma iyi olur)

1- Yedi defa Fatiha okuyup, ağrı olan yere üflenirse, şifa hasıl olur. (T. Azizi)

2- Hergün sabah-akşam 24 defa Estağfirullah, sonra (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir, sonra 11 ihlas, 7 Fatiha ve 33 defa Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed okunur, sevabı Peygamber efendimizin, Eshab-i kiram ve Evliyanın ruhları ile Silsile-i aliyye denilen büyük âlimlerin isimlerini söyleyip; ruhlarına hediye edilir. Bu büyükler hürmetine şifa vermesi için Allahü teâlâya duâ edilir. Bir hacete kavuşmak için, 2 rekat namaz kılınır, sevabı silsile-i aliyyeye hediye edilerek duâ edilir!

3- Şu duâ (islâm harfiyle yazıp) deliye okunursa, akıllanır, hastaya okunursa şifa bulur.

(Reva Aliyyül-Rıda, fe-kale, Haddeseni ebi Musel-Kazım an ebihi Caferis-Sadık an ebihi Muhammedenil-Bakır an ebihi Zeynelabidin Ali an ebihil-Hüseyn an ebihi Ali bin Ebi talib radıyallahü anhüm, kale haddeseni habibi ve kurretü ayni Resulullahi sallallahü aleyhi ve sellem, kale haddeseni Cibrilü, kale semitü Rabbülizzeti yekülü, La ilahe illallahü hısni, men kale-ha dehale hısni, ve men dehale hısni emine min azabi)

4- Ağrıyan yeri sağ el ile 7 defa mesh edip her defasında Euzü biizzetillahi ve kudretihi min şerri ma-ecidü ve ühazirü okuyanın ağrı ve sancısı kalmaz. (B.Arifin))

5- Sabah-akşam, Bekaranın başından 4 ayet ve Ayet-el-kürsi ile sonraki iki ayet ve bu surenin sonundaki 3 ayet deliye okunursa iyi olur.

6- Yağmur suyuna, Fatiha, Ayet-el-kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn 70er defa okunur. Bu sudan aralıksız 7 sabah içenin hastalığı, ağrısı zail olur. (Bunu 5-10 salih müslüman okursa, daha iyi olur.)

7- Şifa ayetleri suya konup içilirse hastalıklara şifa olur. Şifa ayetleri: Tevbe 14, Yunüs 57, Nahl 69, Isra 82, Şuara 80, Fussilet 44.

 

Peygamber efendimiz üç türlü ilaç kullanmıştır

Sual: Bir sinir hastamız var. Hep sıkıntılı ve huzursuzdur. Asabiyeciye gittik. "Açık yerlerde gezsin, teselli edici kimselerle konuşsun, ruhi tedavi için nasihat çok faydalıdır. Tıpta telkinle tedavi vardır. Böyle psikolojik hastalıklar için ilaçların yanı sıra duâ okumak faydalıdır." dedi. Ne yapmamızı tavsiye edersiniz?

CEVAP: Evet, uzman doktorların tavsiyelerine uymak gerekir. Psikolojik hastalıklar için telkin iyi gelmektedir. Telkinle sağlam insana sıkıntı vermek mümkün olduğu gibi, sıkıntılı insanı da tedavi etmek mümkündür. Psikolojik hastalara, bir şeyler söyleyip, (Artık bir şeyin kalmaz, biraz gez) dendiğinde hastanın daha huzurlu olduğu görülmüştür.

Vücudumuz, bize emanettir. Dinimiz onu iyi korumamızı emrediyor. Hastayı tedavi ettirmek gerekir. Tedavinin, hastalığın durumuna göre, ilaç ile sadaka vermek ile ve duâ ile yapılacağı bildirilmiştir. Tecrübe ile tesirleri kati olan, aşı, serum ve mikrop öldürücü ilaçları kullanmak farzdır. Yani Allahü teâlânın emridir. Tesiri kati olan ilaçlar, gıda gibi olup, ilaç almayıp ölmek günahtır. Peygamber (as) üç türlü ilaç kullanmıştır. Kur'an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı.

Kur'an-ı kerimin ve duânın tesir etmesi için bazı şartların gözetilmesi gerekir. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması, hastanın zararlı olan gıdalardan, şüpheli ilaçlardan perhiz etmesi, sıcaktan ve soğuktan sakınması gerekir. Okuyanın, itikadının bozuk olması, haram işlemekten, kul hakkından sakınması, haram ve habis şey yiyip içmemesi ve karşılık olarak ücret almaması şarttır.

Hadis-i şerifte, (İlâç kullanmak da kaderdendir, Allahın izniyle fayda verebilir.) buyuruldu. Duâ da, ilaç gibidir.  Allahü teâlâ dilerse tesir eder. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Duâ müminin silahı, dinin direğidir.)

(Duâsının kabûl  edilmesini, sıkıntısının giderilmesini isteyen, sıkıntısı olana  yardım etsin.)

(Allahü teâlâ, istiğfara devam edeni, her sıkıntıdan, her dertten kurtarır.)  

(Sabah akşam İhlas ve iki kuleuzüyü üçer defa okumak, bütün belâ, afet ve sıkıntıları giderir.)

(Evinde, Fatiha ve Ayet-el kürsi okuyana, o gün cin ve şeytan zarar veremez.)

Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem sıkılınca, (Ya hayyü ya kayyum birahmetike estağisü) derdi.

 

Nazardan korunmak için

Sual: Nazar değer mi, nazardan nasıl korunulur?

CEVAP: İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder. Peygamber efendimizin zamanında Esed oğullarından nazarı değen bir kimse var idi. Üç gün bir şey yemez, sonra çadırın bir tarafını kaldırıp oradan geçen bir deveye bakıp, (Bunun gibi bir deve hiç görmedim) der demez, deve yere düşer hastalanırdı. Müşrikler, bu adamı bulup Peygamber efendimizi nazarla öldürmesini istediler. Cenab-i Hak da Resulullahı bunun nazarından korumuştur. Bu hususta Kalem suresinin (Nerede ise, kâfirler seni gözleri ile yıkacaklardı.) mealindeki 51. ayet inmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.) (İ. Adiy)

(İnsanların yarısı nazardan ölür.) (Taberânî)

(Nazar haktır.) (Müslim)

Kendisine nazar değmiş veya nazar değme ihtimali olan kimse, aşağıda bildirilen duaların birini veya tamamını okumalıdır.

1- Fatiha, Ayet-el kürsi ve dört kul (Kâfirun, İhlas, Felak, Nas sureleri) 7şer defa okunup hastaya üflenirse, sihir, nazar ve her dert için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritilerek içmek de olur. (Fevâid-i Osmaniyye)

2- Sadece Fatiha ile ayet-el kürsiyi okumak da nazarı önler. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:  (Fatiha ile Ayet-el kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez.) (Deylemî)

3- Hz. Enes’in duası olarak bilinen duayı besmele ile okumalıdır. Bu dua hakkında hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Sabah akşam, 3 defa “Bismillâhillezî lâ yedurru ma'asmihi şey'ün fil Erdi ve lâ fissemâ' ve hüvessemî'ul alîm.”  okuyan, büyü ve nazardan korunur.) (İbni Mace)

4- Nazar değen kimseye şifa için Ayet-el-kürsi, Fatiha, Muavvizeteyni (iki kul euzüyü) ve  Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelmektedir. (Medaric)

5- Hava kararıp şiddetli rüzgar esince Peygamber efendimiz, Kul euzüleri okuyup buyurdu ki: (Bu iki sure ile (belâlardan, nazardan) korunun! Hiçbir kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.) (Ebu Dâvud)

6- Göz değene, Peygamber efendimizin bildirdiği (Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanin ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin.) tavizini okumalıdır.  Bu taviz her sabah ve aksam üç defa okunup kendi üzerine veya hastanın üzerine üflenirse, göz değmesinden, cin, şeytan ve hayvanların zararından korur. (Mevahib)

7- Peygamber efendimiz, bir şeye nazar değmesinden korktuğunda, Allahümme barik fihi ve la tedarruhu diye duâ ederlerdi. (İbni Sünni)

8- Nazarı değen kimse veya herkes, beğendiği bir şeyi görünce (Mâşâallah) demeli, ondan sonra o şeyi söylemelidir. Önce Mâşâallah deyince, nazar değmez. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Hoşa giden bir şeyi görünce, "Maşaallah la kuvvete illa billah" denirse o şeye nazar değemez.) (Beyhekî)

Nazar değen veya korkan çocuk için, çöp yakıp etrâfında döndürerek tütsülemenin yahut erimiş mumu veya kurşunu başı üzerinde suya dökmenin câiz olduğu, (Fetâvâ-yı Hindiyye)de yazılıdır

9- İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: (Nazar değmemek için tarlaya kemik, korkuluk, hayvan kafası koymalı. Bir kadın tarlasındaki ürüne nazar değmemesi için ne yapacağını sorunca, Resulullah (Tarlaya hayvan kafası as) buyurur. Bakan kimse, önce bunu görüp tarladaki mahsulü sonra görür.) (R. Muhtar)

10- Nazardan korunmak için ayat-i hırzı okumak ve üzerinde taşımak da çok faydalıdır. Ayat-i hırzı yanında taşıyan kimse, nazar değmesinden korunduğu gibi, sihirden, büyüden,  cin ile ilgili hastalıklardan da korunur. Her ne muradı varsa hasıl olur.

11- Tivele, temime ve efsun caiz değildir. Manasız veya küfre sebep olan rukyeyi okumaya Efsun denir. Nazarı bizzat önlediğine inanılan nazarlıklara Temime denir. Şirinlik muskası denilen rukyelere Tivele denir. Rukye, okuyup üflemek veya üzerinde taşımak demektir. Rukye, âyet ve hadis ile bildirilen duâlarla yapılırsa taviz denir. Taviz ise caizdir. Hadis-i şerifte, (İlaçların en iyisi Kur'an-ı kerimdir) buyuruldu (İ. Mace)

 

Cinden korunmak için dualar

Sual: Cinden korunmak için  hangi duaları okumalı?

CEVAP: Allahü teâlâ, her şeyi sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak gerekir. Her şeyin yaratılmasında ortak olan manevî sebep, sadaka vermek, 70 kere (Estagfirullah min külli mâ kerihallah) duâsını okumaktır. Bu iki manevî sebep, maddî sebepleri bulmaya da yardım eder. Ruhi sıkıntıların çoğu, cinden ve büyüden meydana gelir. Ruhi hastalıklar, sara ve cinden korunmak için, kıymetli kitaplarda bildirilen duâlardan bazıları şunlardır:

1- Euzü Besmele ile Fatiha suresini okumalı.

2- Euzü Besmele ile iki Kul-euzü okumalı.

3- Bir miktar suya Âyet-el kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn (Nas ve Felak) surelerini okumalı. Büyü yapılan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile gusletmeli.

4- Sedir ağacının 7 tane yeşil yaprağı ezilip su ile karıştırılır. Üzerine Âyet-el kürsi, İhlas ve Kul-euzüler okunur. 3 yudum içip geri kalanla gusledilir.

5- Üç kere Salevat ve Fatiha, Âyet-el kürsi, Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri yedişer defa okunup hastaya üflenir. Bunlar tekrar okunup hastanın yatağına, evin her yerine, bahçeye üflenir.

6- Fâtiha, Âyet-el-kürsî ve 4 Kul (Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri) yedişer kere okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar, hayvan sokması ve bütün dertler için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritip içirmek ve ısırılan yere sürmek de olur.

7- Sabah akşam, Bekara suresinin başindan 4 âyet ve Âyet-el kürsi ile, Âyet-el kürsiden sonraki iki âyeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 âyet, delinin üzerine okunursa, iyi olur.

8- Sabah akşam 24 kere Estagfirullah denir, sonra (Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir. Sonra 11 İhlas ve 7 kere Fatiha ve 33 kere, Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed okuyup, sevabı Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ve sonra isimleri okunarak Silsile-i aliyye büyüklerinin ruhlarına hediye edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için duâ edilir.

9- Günde 500 kere (La havle vela kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okumalı! Başlarken ve bitirince yüz kere salevat getirmeli.

10- Ha-Mim Mümin suresinin başından masir’e kadar ve Âyet-el kürsi okumalı.

11- La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü velehülhamdü vehüve ala külli şeyin kadir okumalı.

12- Cuma günü seher vakti, sağ elinin içine Nisa suresi 99. Âyeti, vemen yahruc’dan rahîmâ’ya kadar yazılır, sonra dili ile yalanıp yutulur. 40 yıllık büyü de olsa çözülür.

13- Saradan, büyüden ve cinden korunmak için Ayât-i hırz okumalı. Abdest alıp, önce 7 istiğfar ve 11 salevat okunup, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde 2 defa  40 gün kadar okumalı, devam etmeli. Her okuyuşta, 1 Fatiha okuyup sevabı, Resulullahın, Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbanî hazretlerinin veya isimleri okunarak Silsile-i aliyye’nin ruhuna hediye edilmeli. Âyât-i hırzı yanında taşıyan, büyüden, nazardan korunur, muradı hasıl olur.

Cin mektubunu, yanında veya evinde bulundurana, cin gelmez ve dadanmış olan cin de gider. Kuşluk namazına devam edene, cin musallat olmaz ve şehit olarak ölür.

Âyet ve duânın etkisi için okuyanın, inancının düzgün olması, haramdan, kul hakkından sakınması ve ücret almaması şarttır.

 

Fakirlikten kurtuluş için

Sual: (Şu duâyı okuyan fakirlikten kurtulur) deniyor. Dua okumakla fakirlikten nasıl kurtulunur?

CEVAP: Dinimiz çalışarak kazanmayı emretmektedir. Hz.Ömer, (Çalışın, kazanın, çalışmadan rızık beklemeyin! Allahü teâlâ gökten para yağdırmaz) buyurdu. Hz.Lokman Hakim de, (Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır) buyurdu.

Rızık için endişe etmemelidir! Kur'an-ı kerimde, (Her canlının rızkı Allaha aittir.) buyuruldu. Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

(En güzel rızık, helale, harama dikkat edilerek alın teri ile kazanılandır.)

(İbadet on kısımdır, dokuzu çalışıp helal kazanmaktır.)

(Rızık için üzülme, takdir edilen rızık seni bulur.) (İsfehani)

(Çalışıp kazanmak her müslümana farzdır.) (Taberânî)

(Çalışmayıp kendini sadaka istiyecek hâle düşüren 70 şeye muhtaç olur.) (Tirmizî)

(Ana-babaya, evlada bakmak, kimseye muhtaç olmamak için çalışmak cihaddır.) (İ.Asakir)

(İhtiyacını halka açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allaha arz eden, ihtiyaçtan kurtulur.) (Hakim)

Şu duâyı okuyan fakirlikten kurtulur demek, o duâ kabul olmuşsa, ona bir çalışma kapısı açılır veya ummadığı yerden rızka kavuşur demektir. Hastalığı için duâ eden de şifaya sebep olan ilaca veya başka bir sebeple sıhhate kavuşur. Çalışmak rızkı artırmaz. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Ömrüm uzun, rızkım bol olsun diyen, akrabasını ziyaret etsin, görüp gözetsin!) (İ. Ahmed)

(Sabah uykusu rızka manidir.) (Beyhekî)

(Allah korkusunu sermaye edinen, rızka ticaretsiz ve sermayesiz kavuşur. Kur'an-ı kerimde, "Kim Allahtan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve rızkını ummadığı yerden gönderir" buyuruldu.) (Talak 2, 3 - Taberânî)

(Eve girerken "İhlas" suresini okuyan, fakirlik görmez.) (T.Kurtubi)

(Her gece Vâkıa suresini okuyan fakirlik görmez.)

(Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) (Şira)

(Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalan istiğfar etsin!) (Hatib)

(Hamd; "Elhamdülillah", İstiğfar; "Estağfirullah" demektir. İstiğfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır.)

(Her gün yüz defa "La havle ve la kuvvete illa billah" diyen fakirlik görmez)

Çocuklarının geçimi için sıkıntı çeken birine, Peygamber efendimiz, (Neden istiğfar etmiyorsun? Ben günde yüz defa istiğfar ederim.) buyurdu. Hasan-ı Basri hazretlerine, kıtlık, fakirlik, çocuksuzluktan şikayette bulunuldu. Hepsine de istiğfar etmesini söyledi. Sebebi sorulunca, Nuh suresinden şu mealdeki ayet-i kerimeleri okudu: (Çok affedici olan Rabbinize istiğfar edin ki, gökten bol yağmur indirsin; size, mal ve oğullar ile yardım etsin, sizin için bahçeler, ırmaklar versin.) (Nuh 10-12)

İstiğfar edileceği zaman yüz defa (Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) demeli ve manasını düşünmelidir! Manası şöyledir: (Kendisinden başka ilah bulunmayan hay, kayyum ve azim olan Allaha istiğfar eder, günahlarıma pişman olup Ona sığınırım.) (Azim, zatı ve sıfatları kemalde, Hay, ezelî ve ebedi bir hayatla diri olan, Kayyum, zatı ile kaim olan, yarattığı her şeyi varlıkta durduran demektir.)

Borçtan kurtulmak için, (Allahümme ekfini bihelâlike an haramike ve agninî bi fadlike ammen sivâke.) duasını okumalı. Her türlü tedbire rağmen, zengin olamayan da, hâline şükretmeli, fakirliğe sabretmelidir. Çünkü hadis-i şerifte (Fakirlik, dünyada kusur ise de, ahirette süstür.) buyuruldu. Bir kişi "Ya resulallah! Vallahi seni seviyorum" dedi, bunu üç kere tekrar etti. Resulullah efendimiz, ona (Beni seven, fakirlik için bir zırh hazırlasın. Çünkü beni sevene  fakirlik, dağın tepesinden inen selden daha süratli gelir.) buyurdu.

Mal ne kadar çok olursa hesabı vardır, haramdan kazanılmışsa azabı vardır. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki: (O gün, size verilen her nimetten sorguya çekileceksiniz.) (Tekasür 8)

 

Şifaya sebep olanlar

Sual: Şifaya sebep olan bazı dua, yiyecek ve içecekler hakkında bilgi verir misiniz?

CEVAP: Kur’an-ı kerimde, (Kur'an, müminler için şifa ve rahmettir.) buyuruldu. Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:

(Kur'an-ı kerimden şifa beklemeyen, şifaya kavuşamaz.) (İbni Mace)

(Yasin suresi yazılı kağıdı suya koyup, o suyu içene bin rahmet, bin bereket, bin şifa girer ve ondan bin hastalık çıkar.) (Râfiî)

(Şu iki şifa kaynağını bırakmayın: Bal ve Kur’ân) (İ. Mâce)

(Duâ belâyı önler, duâya devam edin.) (Tirmizî)

(Lohusaya taze hurma hastaya bal şifadır.) (Ebu Nuaym)

(Fatiha, zehre ve her hastalığa şifadır.) (Beyhekî)

(Acve hurması zehre karşı şifadır.) (Tirmizi)

(Yağmur suyu ile yapılan bal şerbeti, dertlere devadır.) (Deylemî)

(Kalbin şifâsı, zikrullahtır.) (Beyheki)

(Allahı zikir şifa, halkı zikir derttir.) (Beyhekî)

(Kalk namaz kıl, namaz elbette şifadır.) (İ.Mâce)

(Hastalığı veren, şifâsını da verir.) (Hâkim)

(Haram olan şeylerde şifa yoktur.) (Buhari)

(Zemzem ve çörek otu her derde şifadır.) (Deylemî, İbni Sünni) 

(Zemzem, içenin niyetine göre şifa verir, susuzluğu gidermek için içenin susuzluğunu giderir. Şerden korunmak için içen, şerden korunur. Açlığı gidermek için içeni doyurur, hastalık için içene şifadır.) (Hâkim)

(Müminin artığı şifadır.) (S. Ebediyye)

(Yemeğe tuzla başlamak ve bitirmek 70 hastalığa şifadır.) (R.Nasıhin)

(Aksırınca elhamdülillah demek her derde şifadır.) (Hâkim)

(İnek sütü şifa, yağı ilâçtır.) (Beyhekî)

(Yemekten önce kavun karpuz yemek şifadır.) (İ. Asâkir)

(Cuma günü tırnak kesmek şifa getirir.)  (Ebuşşeyh)

(Hacamat (kan aldırmak) hastalıklara şifadır.) (Deylemî)

(Mantarın suyu göze şifadır.) (Müslim)

(Zeytinyağı ve sarmısak, 70 derde devadır.) (Ebu Nuaym, Deylemî)

(Kuru üzüm, safra açar, sinirleri kuvvetlendirir ve sıkıntıyı giderir.) (Ebu Nuaym)

(Kabak, baş ağrısına iyi gelir.) (Taberânî)

(Misvak,  hastalıklara şifadır.) (Deylemî)

(Cömerdin yemeği şifa, cimrininki hastalıktır.) (Hatib)

(Şifâ veren ancak Allah'tır.) (Ebu Davud)

7 Fatiha okunup ağrı olan yere üflenirse, şifa hasıl olur. (Tefsir-i Azizi)

Baş ağrısı için, abdestli olarak Bekara suresinin 196. âyeti, femen den ev-nüsük’a kadar yazılıp, başa konur. İslam harfleri ile başına besmele ve sonuna üskün lillah yazılır. (Menâfi'un-nâs)

Osman bin Ebil’âs hasta idi, ağrı ve sancısı çoktu. Resûlullah, (Ağrıyan yeri sağ elin ile 7 kere mesh et! Her seferinde (E’ûzü bi’izzetillahi ve kudretihi min şerri mâ-ecidü ve ühâzirü oku!) buyurdu. Aynen yaptı ve hastalığı hiç kalmadı. (Bostân)

Şifâ âyetlerini, abdestli olarak yazıp, bu kâğıdı, bir kaptaki suya koymalı, bu suyu hasta içerse Allahü teâlâ şifâ ihsân eder. (Mevâhib)

Basur için 50 gr kara helîle tozu, sabah açken ve yatarken birer gram yutulur. Hadis-i şerifte (Kara helile, acı ise de her derde devadır.) buyuruldu. (Hâkim)

 

İman, dinde sebat ve mutluluk duası

Soru: Dünyada ve ahirette rahat etmek için lüzumlu bazı duaları yazar mısınız?

CEVAP

İman duası: Küfre düşmemek için sabah akşam okunacak dua: (Allahümme innî e'ûzü bike min en-üşrike bike şey-en ve ene a'lemü ve estağfirü-ke li-mâ lâ-a'lemü inneke ente allâmülguyűb)

Dinde sebat duası: Son nefeste iman ile ölmek için şu duayı her zaman okumalı:  (Allahümme, yâ mukallibel kulűb, sebbit kalbî, alâ dînik) duâsını okurdu (ki, Ey büyük Allahım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dîninde sâbit kıl, yâni dîninden döndürme, ayırma! demektir)

Mutluluk duası: Hadîs-i şerîfde geldi ki: (Dünyâ ve âhiret saadeti isteyen, Allahümme Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrâhimîn duâsını okusun.)

Namazlardan sonra okunan dua: (Allahümme innî es'elüke-ssıhhate vel-âfiyete vel-emânete ve hüsnel-hulkı verrıdâe bilkaderi birahmetike yâ Erhamerrâhimîn) (Ey merhametlilerin en merhametlisi Allahım, merhametin hakkı için, sıhhat, âfiyet, emânete riayet, güzel ahlâk ve kadere râzı olmayı bana nasip eyle.)

Tehlikeyi önleme duası: Şeyh Şihâbüddin Sühreverdî hazretleri buyurdu ki: her sabah üç defa bu duayı okuyanı Hak teâlâ yanmaktan, boğulmaktan ve ani ölümden emîn kılar:        Bismillâhi mâ şâallah lâ kuvvete illâ billâh. Bismillâhi mâ şâallah lâ yesűkul hayre illallah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yekşifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah küllü ni’metin minallah. Bismillâhi mâ şâallah el hayrü küllühü biyedillah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yasrifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah mâ kâne min ni’metin fe minallah.

Büyü çözmek için: Kırk gün sabah namazının sünneti ile farzı arasında kırkbir kere Fâtiha okunur. Besmelenin sonundaki Mîmi Fâtihânın Lam harfi ile birlikte okunur. (Yâni (Rahîm-ilhamdü) denir.) Sonra yapılan duâ kabûl olur. Suya üfleyip hasta veya büyülü kimseye içirilirse, (eceli gelmeyen hasta) şifâ bulur ve büyü çözülür. (Tefsîr-i Azîzî)

Borç duası: Hadis-i şerifte, (Ya Muaz, şu duayı okursan, dağ gibi borcun olsa da, Allah ödetmeyi nasip eder.) buyuruldu. Al-i imran suresinin 26. ayeti okunduktan sonra, şu dua okunur: Rahmâneddünyâ vel âhireti ve rahîmehümâ tu’tî minhümâ mâ teşâü ve temne’u mâ teşâü ferhamnî rahmeten tugnî bihâ an rahmeti men sivâke. Allahümmekdi annî deynî. (Hâkim)

Kayıp duası: Kayb olan, çalınan bir şeyi bulmak için, (her gün 25 kere) (Yâ câmi’annâsi li-yevmin lâ raybe fîhi innallahe lâ yuhlif-ül mî’âd icma’ beynî ve beyne...) düâsını okumalı. Buluncaya kadar okumaya devam etmeli. Noktaların yerinde, kayb olan şeyin ismini söylemelidir. (İbni Âbidîn)

Bir başka duâ: Bir şeyi kaybolan, çalınan kimse, her gün iki rek’at namaz kılıp, selâmdan sonra, (Allahümme yâ Hâdî ve yâ Râddeddâlleti, erdid aleyye dâlletî bi-izzetike ve sultânike fe-innehâ min fadlike ve atâike) okumalıdır. (Bostân-ül-ârifîn)

Göz ağrısı  için: (Allahümme, metta’ni, bi basari vec’alhül vârise minni ve erini fil a’düvvi se’ri vensurni, ala men zalameni.) (Hâkim)

Ağrılar için: Baş, diş, mide ve her ağrı için, yedi Fâtiha okuyup, üflemelidir. (Tefsîr-i Azîzî)

Ağrı duası: Resûlullah buyurdu ki: (Bir kaba konan yağmur suyuna, Fâtiha-i şerife, Âyet-el-kürsi, İhlâs-ı şerif ve Kul-e'ûzü sûreleri yetmişer kere okunur. Bu sudan aralıksız 7 sabah içilirse hastalıklar, ağrılar kalmaz.) (Hazînet-ül-esrâr) (5-10 sâlih müslüman okuyup, suya üflemeli

 

Hayır hasenat sağlıkta verilir

Sual: Kendimiz için okuduğumuz hatmi ve hatm-i tehlîli, mezarımıza mı göndermek gerekir, yoksa, bekletip biz ölünce, rûhumuza gönderilmek üzere vasiyet mi etmek gerekir?

CEVAP: Bekletip vasiyet etmek diye bir şey yoktur. Okunan hatmin ve hatm-i tehlîlin hürmetine magfiretimiz için duâ edilir. Sevâbı da başta Peygamber efendimiz olmak üzere, bütün enbiyâ ve ölü, diri bütün mü’minlere bağışlanır. Yaptığımız bütün ibâdetler, kabir için, âhiret için bir hazırlıktır. Hayır ve hasenâtı da sağlığında vermeyip, (Ben öldükten sonra şuralara verin) demek, sağlığında vermek gibi olmaz.

 

Bizzat okuyarak bağışlamak gerekir

Sual: Rahmetli annem, sağlığında, Yasîn-i şerîf okuyup kasete aldı. “Ben ölünce bunu dinleyip sevâbını bana gönderin” diye vasiyet etti. Vasiyetini yerine getirmekte mahzûr var mıdır?

CEVAP: Dîne uygun olmıyan vasiyetler yerine getirilmez. Kasetten Yasîn-i şerîfi dinlemek ibâdet olmaz. Kasetten dinlenilen Kur’ân-ı kerîm ölüye bağışlanmaz. Bizzat okuyarak bağışlamak gerekir.

 

Yasîn okumak

Sual: Almanya’daki câmimizin imâmı, her akşam Yasîn okuyordu. O gidince, yerine gelen imâm, (Yasîn okumak bid’at) diyerek okumuyor. Yasîn okumak bid’at mi?

CEVAP: Bid’at değildir. İmâm, tembelliğinden okumamış olabilir. Her zaman Kur’ân-ı kerîm ve Yasîn-i şerîf okumak sevâbdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Cuma gecesi Yasîn sûresini okuyanın günâhları affedilir.) (İsfehânî)

(Geceleyin Yasîn okuyan, affedilmiş olarak sabaha çıkar.) (Buhârî)

(Allah rızâsı için Yasîn okuyanın günâhları affolur.) (İbni Sünnî)

(Her gece Yasîn okumaya devam eden şehîd olarak ölür.) (Taberânî)

(Bir kere Yasîn-i şerîf okuyan, on kere Kur’ân-ı kerîmi okumuş sevâbına kavuşur.) (Tirmizî)

Yasîn-i şerîf okumak bu kadar fazîletli olmasına rağmen, okuma mecburiyeti yoktur. İmâm okumuyorsa, oku diye onu sıkıştırmak doğru olmaz.

 

Baba bedduâsı

Sual: Babam bedduâ etti. Sonra öldü. İşim rast gitmiyor, bunun çâresi nedir?

CEVAP: Tevbe istiğfâra devam etmeli, ölü için hayırlı işler yapmalıdır!

 

İsmen tahsis çok önemlidir

Sual: Hatim okununca, rûhlarına hediye edilen zâtların hepsine hatim sevâbı hâsıl oluyor. Buna göre tahsisin (ölmüş zâtların ismini söylemenin) önemi ne oluyor?

CEVAP: İsmen tahsis edilince, falanca tarafından gönderilmiştir diye ölen zâta bildirilir. O da gönderene teveccüh eder. Gönderen gaflette değil ise, teveccüh edenin rûhundan o anda istifade eder, feyz alır. Diğerlerine sevâb umûmî olarak dağıtılır. Kimin gönderdiği bildirilmez.

 

Gıyâben duâ

Sual: Birinin yüzüne karşı yapılan duâ mı, yoksa o yokken arkasından yapılan duâ mı daha kıymetlidir?

CEVAP: Her ikisi de kıymetlidir. Ancak gıyâben yapılan duâda riyâ, menfaat ihtimâli olmadığı için daha kıymetlidir.Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Gizli (yâni gıyâbda) yapılan duâ, âşikârenin yetmiş misline eşittir.) (Ebû Şeyh)

(Allah ile arasında perde bulunmayan iki duâ vardır. Biri mazlumun duâsı, diğeri de kişinin din kardeşinin gıyâbında yaptığı duâdır.) (Taberânî)

(En makbul duâ, gâibin gâibe yaptığı duâdır.) (Tirmizî)

(Bir kimse, gıyâbında birine duâ ederse, melekler, aynı şeklide ona duâ ederler.) (Müslim)

(Bir kimsenin, birine gıyâbında yaptığı duâ müstecâb olur. Yapılan duâya bir melek, “Âmin, aynı şeyler sana da olsun” der.) (İbni Ebî Şeybe)

(Bir kimsenin, arkadaşının gıyâbında yaptığı duâ reddedilmez.) (Harâitî)

 

Haksız olarak yapılan beddua

Sual: (Ana-baba, mazlûm ve misâfirin duâsı kabûl olur) buyruluyor. Bu insanlar haksız olarak beddua ederlerse yine mi kabul olur?

CEVAP: (Ana-baba, mazlûm ve misâfirin duâsı kabûl olur) demek, (Ana-babanın çocuğuna yaptığı hayır duâ, mazlûmun (kâfir bile olsa) kendine zulmeden zâlime yaptığı bedduâ, misâfirin ev sahibine yaptığı hayır duâ kabûl olur) demektir. Yoksa misâfirin, suçsuz olan ev sahibine yaptığı bedduâ kabûl olmaz.

Mazlûmun, kendine zulmetmiyen birine yaptığı bedduâ kabûl olmaz. Ana-babanın, evlâdına yaptığı hayır duâ kabûl olur. Kötü ana-babanın, suçsuz ve iyi olan çocuğuna yaptığı bedduâ kabûl olmaz.

Kısacası haksız olarak yapılan bedduâ kabûl olmaz. Bedduâ etmeye alışmamalıdır!
Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Kendinize, çocuklarınıza ve mallarınıza bedduâ etmeyiniz! Duâların kabûl olduğu bir vakte rastlar da, bedduânız kabûl olur.) (Müslim)

 

Evlenme teklifi ve beddua

Sual: Bir gencin evlenme teklifini kabûl etmedim. Hiç suçum olmadığı hâlde, bana, “Allah belânı versin” dedi. Şimdi sağlığım bozuktur. Acaba, sağlığımın bozulması, gencin bedduâsından mıdır? Onunla helâllaşmam mı gerekiyor?

CEVAP: Evlenme teklifini kabûl etmemekle hak geçmez. Haksız olarak yapılan bedduâlar da geçmez. Helâllaşmak gerekmez.

 

Evlilik duâsı

Sual: (Ya Rabbi, hakkımda hayırlı ise şu kızı veya şu oğlanı bana nasip eyle) diye duâ etmekte mahzur var mıdır?

CEVAP: Hiç mahzuru yoktur. Çok iyi olur.

 

Sultanlara Duâ

Sual: Bir çok müslüman sultan ve halife gelip geçmiştir. Kimi iyi işler, kimi kötü işler yapmıştır. Onlara itaat gerekir mi idi? Onları kötülemek caiz midir?

CEVAP: Müslümanların sultanına itaat ve iyi duâ etmek, Ehl-i sünnet itikadındandır. Fıkıh kitablarında yazdığı gibi, sultana bedduâ etmek doğru değildir, iyi duâ etmek gerekir. (R.Nasıhin) Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Eğer emirlerinize sövmeseydiniz, Allah üzerlerine ateş yağdırıp onları mahvederdi. Fakat kötü sözleriniz yüzünden bunu yapmıyor.) (Deylemî)

(Sultanı zelil etmeye çalışanı, kıyametten önce Allah zelil eder.) (Deylemî)

(İdarecilerinize kötü duâ etmeyin! Çünkü onların iyiliği sizin iyiliğiniz, kötülüğü sizin kötülüğünüz demektir.) (Şirazi)

(Sultana iyilik dileyen ve duâ eden, hidayet bulur. Bedduâ eden ve iyilik dilemiyen, dalalete düşer.) (Deylemî)

(Her mazlum sultana iltica eder. Adalet yaparsa ona ecir, diğerine şükür, zulmederse ona vebal ve tebaya da sabır düşer.) (Beyhekî)

 

Şeytanı Uzaklaştırmak

Sual: Şeytanların eve girmemesi için ne okumalı?

CEVAP: Eve girerken Ayet-el-kürsi okunursa şeytan o eve giremez. Ayrıca evde Kur'an-ı kerim okunursa, şeytanlar evden uzaklaşır. İbni Mesud hazretleri buyuruyor ki: (Bekara suresinin başından 5 ayet okunduğu gece eve şeytan giremez.) (Darimi)

 

Euzü Besmele çekmek 

Sual: E'ûzü okumak, Besmele okumak ne demektir, önemi nedir?

CEVAP: E'ûzü okumak, (E'ûzü billâhi mineşşeytânirracîm) demektir. Besmele okumak ise, (Bismillâhirrahmânirrahîm) demektir. Resûlullah efendimiz buyurdu ki: (Kur'an-ı kerime saygı göstermek, E'ûzü okuyarak başlamakla olur ve Kur'an-ı kerimin anahtarı, Besmeledir).

Allahü teâlâya yaklaşmak isteyenler, E'uzü'ye yapışmakta, Ondan korkanlar da, E'uzü'ye sarılmaktadır. Günahı çok olanlar E'uzü'ye sığınmıştır.  Allahü teâlâ, Nahl suresinin 97. âyetinde meâlen, Peygamber efendimize (Kur'an-ı kerim okuyacağın zaman E'ûzü... söyle) buyurmuştur. Bu emir şu demektir:  (Allahın rahmetinden uzak olan ve gazabına uğrayarak dünyada ve âhirette helâk olan şeytandan, Allahü teâlâya sığınırım, korunurum, yardım beklerim. Ona haykırır, feryâd ederim de!)

Sure okurken, Euzü ve Besmele okunur. Ayet-i kerime okurken, âlimlerin çoğuna göre, yalnız Euzü okunur. Besmele okunmaz. Sure veya ayet okumaya başlarken Eûzü okumak vaciptir. Fâtiha okumaya başlarken Besmele okumak da vaciptir. Diğer surelere başlarken Besmele okumak sünnettir.

Levh-i mahfûzda, ilk yazılan, Besmeledir.

Âdem (as)a ilk gelen, Besmeledir.

Müminler, Besmele yardımı ile, Sırâttan geçer.

Cennet davetiyesinin imzası Besmeledir.

Besmelenin manâsı:

(Her var olana, onu yaratmakla iyilik etmiş ve varlıkta durdurmakla, yok olmaktan korumakla iyilik etmiş olan Allahü teâlânın yardımı ile, bu işi yapabiliyorum. Ârifler, Onu ilah olarak tanıdı. Âlemler, Onun merhameti ile rızık buldu. Günah işliyenler, Onun rahmeti ile Cehennemden kurtuldu)

Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerime bu üç ismi ile başladı. çünkü, insanın üç hâli vardır. Dünya, kabir ve âhiret hâlleri. İnsan, Allahü teâlâya ibâdet ederse, dünyada işlerini kolaylaştırır. Kabirde ona acır, âhirette günahlarını affeder.

İyi işlere Besmele ile başlamalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Besmele ile başlanmayan her önemli iş noksan kalır.) (Beyhekî)

(Eve girerken Besmele çekilirse, şeytan, “Bu eve girmeme imkân yok” der, dönüp gider.) (Tibyan)

(Amel defterinde 700 Besmele bulunanı Allahü teâlâ cehennemden çıkarır.) (Tergibussalat)

 

Hangi dualar ne zaman kaç defa

Sual: Hangi duâların ne zaman kaç defa okunacağını maddeler halinde yazarsanız, kesip onları sırası ile okurum.

CEVAP: Evden çıkarken (Bismillah, tevekkeltü alellah, la havle vela kuvvete illa billah) dedikten sonra (Ayet-el-kürsi) oku! Evine girerken Ayet-el-kürsi ve İhlas suresini oku ve evdekilere selam ver! Her gün sabah ve akşam namazını kılıp duâdan sonra şunları oku!

1- Haşr suresinin son kısmı.

2- 7 defa (Allahümme ecirni minennar)

3- 7 defa (Hasbiyallahü la ilahe illa hü aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azim)

4- 10 defa (La ilahe illallahü vahdehü la-şerike-leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yühyi ve yümit ve hüve ala külli şeyin kadir)

5- 11 defa İhlas suresi.

6- 1 defa Felak ve Nas sureleri.

7- 67 defa istigfar (Üçünü selamdan sonra okumuştun. Hepsi 70 eder.) En sonunda sübhane rabbike... ayetini oku! 5. 6. 7. maddeleri her namazdan sonra okumak çok faziletlidir.)

8- 100 defa (Sübhanallahi ve bi-hamdihi)

9- 25 defa (Estagfirullahellezi la ilahe illa hüverrahmanürrahim el-hayy-ül-kayyumüllezi la-yemutü ve etubü ileyh Rabbiğfir li)

10- 1 defa (Allahümme ma esbaha bi min nimetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, la şerike leke, fe lekel hamdü ve lekeşşükr) (Akşam (esbaha) yerine (emsa) denir.)

Günün müsait bir vaktinde hergün aşağıdakileri oku!

11- 3 defa (Bismillahillezi, la-yedurru maasmihi şeyün fil ardi vela fissema ve hüvessemiulalim)

12- 3 defa (Allahümme inni euzü bike min en üşrike bike şeyen ve ene âlemü ve estagfirüke li-ma la âlemü inneke, ente allamülguyub) 13- 25 defa (Allahümme barik li fil-mevt ve fi ma badelmevt)

14- 25 defa (Allahümmagfir li ve li-valideyye ve li-üstaziyye ve lil müminine vel müminat vel müslimine vel müslimat el ahya-i minhüm vel emvat bi-rahmetike ya erhamerrahimin)

15- Önce 100 defa (Salevat-ı şerife) sonra 500 defa (La havle vela kuvvete illa billah) ve tekrar yüz defa (Salevat-ı şerife)

16- En az 100 defa (La ilahe illallah) ve (Estağfirullah)

17- Kırk defa (La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez-zâlimin)

18- Her gece Amenerresulü, Yasin ve Tebareke sureleri.

19- Yatağa abdestli gir, Euzü Besmele çek, sağ yanın üzerine kıbleye karşı yat, sağ avucunu sağ yanağının altına koy, Ayet-el-kürsi, üç ihlas, sonra Fatiha ve birer defa iki kul euzüyü oku. Sonra 3 defa (Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illahü) okuyup, 3.süne (el-hayyelkayyume ve etubü ileyh) ilave et. Daha sonra da on defa (La havle vela kuvvete illa billah) oku, 10.suna (hil aliyyil azim ellezi la ilahe illahü) ilave et! Uykudan uyanınca (Allahümmagfirli) de!