Sunuş - Tuhaf Bir Suçlama Kelimesi - Sabahattin AYDIN
Ümmet
kelimesi, ülkemizde kimi çevreler tarafından müslümanlara yöneltilen “ümmetçi”
suçlaması nedeniyle ne yazık ki olumlu çağrışımlar uyandırmıyor. Ne içi boş,
anlamsız, lüzumsuz yafta! Memlekette pek çok şey değişti ama kimi gazetelerde,
televizyonlarda bu söz üzerinden kendince müslümanlara verip veriştiren
yazarlar, konuşmacılar görmek hâlâ mümkün. Birçoğu akademisyen üstelik!
Ümmetçi yaftasının neresini düzeltmek lazım? Bir defa
ümmet kavramı olumsuz bir içeriğe sahip değil ki. Onların ümmet kavramına
yüklediği dar içeriği esas alsak bile, din üzerinden kimlik edinmenin, kendi
dindaşını öncelemenin, koruma ve gözetmenin neresi yanlış? Kaldı ki bu
sayımızda anlattığımız üzere ümmet kelimesi son derece kuşatıcı bir anlam ve
içeriğe sahip.
Modern bireyin “vatandaş” kavramı üzerinden sosyal
kimlik edinmesi gerektiğini öne süren bu yaklaşım, hem politik hem kültürel
anlamda milli sınırların anlamsızlaştığı bugünün dünyasında konuyu yeniden
düşünme ihtiyacı duyuyordur herhalde. Kaldı ki ümmet olmakla vatandaş olmak
birbirini iptal eden, anlamsızlaştıran iki zıt durum değil. Ayrıca bugüne kadar
hiç kimsenin vatandaş olmaya zerre kadar itiraz ettiği de görülmüş şey değil.
Meseleye böyle bir polemik üzerinden girmiş bulunduk ama
bütün bunlardan bağımsız olarak ümmet kavramı müslüman zihnini şekillendiren
anahtar kavramlardan biri. Evvela biz kendimizi Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz’in
ümmeti olmakla bahtiyar addederiz. Sonra Mukaddes Kitabımız’dan, hadis-i
şeriflerden geçmiş ümmetlerin hallerine dair haberler okuruz, insanlığın
yürüyüşüne dair tarih üstü bir şuurla kendi durduğumuz yeri anlar,
anlamlandırırız.
Bu yüzden ümmeti anlattık bu ay. Kime denir, hangi
sınıflara ayrılır, aralarındaki münasebetin şekli ve muhtevası nedir, bunları
işledik. Ebubekir Sifil’in hazırladığı dosyayı ilgiyle okuyacağınızı tahmin
ediyoruz. Bu ayki dergimizde ayrıca, A. Nafiz Yaşar’ın “Müminin Ferasetinden
Nasıl Sakınılır” başlıklı yazısına, Siraceddin Önlüer’in “Kalbe Can Suyu”na
dikkatinizi çekmek isteriz.
Nisan sayımızda buluşmak üzere inşallah.