Hâl Dili - Halil AKGÜN
Sorular Cevaplar
Bir gün Hz. Ali ile oğlu Hz. Hasan (Allah onlardan razı
olsun) arasında şu konuşmalar geçer.
– Ey oğul, doğruluk nedir?
– Kötülüğü iyilikle savmaktır.
– Peki, şeref nedir?
– Dostlara iyi davranmak, hataları kabullenmektir.
– Mürüvvet nedir?
– İffetli ve dürüst olmak... Malı helal yoldan kazanmak,
yerinde harcamaktır.
– Şefkat nedir?
– Kendinden zayıf olana bakmak, düşmüş olanları koruyup
gözetlemektir.
– Alçaklık nedir?
– Kişinin sadece kendi nefsi için elde edip kazanması ve
yalnız sevdiği şeyler için harcamasıdır.
– Cömertlik nedir?
– Darlıkta ve bollukta harcama yapmak, ihsanda
bulunmaktır.
– Cimrilik nedir?
– Kişinin elinde bulunan malları üstünlük,
harcadıklarını ise ziyan olarak görmesidir.
– Kardeşlik nedir?
– Darlıkta ve bollukta iyilik yapmaktır.
– Korkaklık nedir?
– Arkadaşa karşı cüretkâr olmak, düşmana karşı ise geri
durmak, ondan kaçmaktır.
– Asıl ganimet nedir?
– Takva sahibi olmaya gayret etmek, dünyevî şeylere
değer vermemektir.
– Hilm (yumuşak huyluluk) nedir?
– Öfkeye hakim olmak, nefsin arzularına engel olmaktır.”
Ebu Nuaym İsfahânî, Hilyetü’l-Evliyâ
Bir Can İncitmeyesin
“Sakın
nefsine uyup bir can incitmeyesin.
Hüsn ü edebi koyup bir can incitmeyesin.
El ile dövseler de dil ile sövseler de
Bin kez incitseler de bir can incitmeyesin.
Hepsi kardeşlerindir yolda yoldaşlarındır
Halde haldaşlarındır bir can incitmeyesin.
Beyhude canın sıkıp insanlığından çıkıp
Dil (gönül) kâbesini yıkıp bir can incitmeyesin.”
Seyyid Osman Hulusi Darendevî, Divan
İyiliğinize Layık Değil
Ama...
Bir gün bir adam Hasan Basrî rh.a. hazretlerine gelerek,
– Falan kimse senin gıybetini yapıyor, hoşuna gitmeyecek
sözleri arkandan konuşuyor, dedi.
Hasan Basrî hazretleri, sözü edilen o adama bir tabak
yaş hurma gönderdi ve şöyle dedi:
– Duyduğuma göre iyiliklerini, sevaplarını bana hediye
etmişsin. Ben de onlara karşılık bu hurmaları hediye etmek istedim. Hediyenin
tam karşılığını vermeye güç yetiremiyorum, bunun için beni mazur gör.
İmam Gazâlî, İhyâ
Ömer Olarak Gittim Ömer Olarak
Döndüm
Bir gece vakti halife Ömer b. Abdülaziz rh.a. bir şeyler
yazıyordu, yanında da bir misafiri vardı. O sırada lambanın sönmek üzere
olduğunu fark ettiler.
Misafir:
– Ben lambayla ilgileneyim, yağ koyayım, dedi. Halife:
– Misafire hizmet ettirmek asaletten değildir, dedi.
Misafir:
– O halde hizmetçiyi kaldırıyorum.
Halife:
– Hayır, olmaz. O şimdi yeni uykuya dalmıştır, dedi.
Sonra kendisi kalktı, kabı getirip lambaya yağ koydu.
Misafiri dedi ki:
– Ey müminlerin emiri, neden bu işi kalkıp kendiniz
yaptınız.
Ömer b. Abdülaziz rh.a. ona şu cevabı verdi:
– Ne olmuş ki! İşte Ömer olarak gittim, Ömer olarak
döndüm.
Kuşeyrî, Risâle
Kötü Arkadaş
Sehl b. Abdullah Tüsterî k.s. hazretleri şöyle der:
Şu üç sınıf insanla arkadaşlık etmekten sakının:
• Gaflette olan zalim kimseler,
• İkiyüzlü Kur’an okuyucuları,
• Cahil sufiler.
İhyâ
Deryadan İnciler
Erzurumlu İbrahim Hakkı k.s. hazretlerinin mürşidi
İsmail Fakirullah k.s.’nin, geçen ay bir bölümünü yayınladığımız tavsiyelerine
devam edelim:
“Molla İbrahim! Esas olan kalptir, şart olan
muhabbettir. Kalbinde Mevlâsına karşı arzusu olan O’nu bulur. Çünkü O kuluna
yakındır, onunla beraberdir ve her yaptığından haberdardır.
İbrahim! Dilin susması kalbin susmasına, kalbin susması marifetullahın
kazanılmasına yardımcı olur. İnsanın selameti dilini korumasındadır.
İbrahim! Zikrin en faziletlisi “lâ ilâhe illallah”
zikridir. Mevlâ’nın ismini çok tekrar etmek onun muhabbetine vesile olur. Allah
Tealâ’yı zikredeni, O da zikreder ve sever.
Molla! Hak Tealâ’ya tevekkül et, her işini O’na havale
et. Tevekkül, teslimiyet, sabır ve rıza Cenab-ı Hakk’a varan yolun esaslarıdır.
İbrahim! İlim öğrenmekle hilm (yumuşak huyluluk)
kazanılır. Hilm ise sabır ve gayretle elde edilir. Kalp sultandır. Tahtı tevhid
ve imandır. Tacı ise hilmdir. İlim yüksek bir mertebe, hilm büyük ihsan ve
lütuftur.
Molla İbrahim! Kendisinden razı olandan Allah Tealâ da
razıdır. Allah’ın takdirine rıza evliyanın şanındandır. Sevgiliden gelen bela
bahşiştir. Bahşişi kabul etmemek hatadır. Allah Tealâ’nın yaptığında hayır
vardır, O’nun yaptığı en güzeldir.”
Erzurumlu İbrahim Hakkı, Marifetnâme