Din Nasihattir - Selim GÜNEŞ
“Şüphe yok
ki din; Allah için, Allah’ın kitabı için, Peygamberi için, müslümanların
önderleri için ve bütün müslümanlar için nasihattir (samimi olarak hayır
yapmaktan ibarettir).”
(Hadis-i Şerif; Müslim, Nesaî, Ahmed b. Hanbel)
Allah Rasulü s.a.v.’in mübarek sözleri olan hadis-i
şerifler yolumuzun ışığıdır. Bu sözlerin birçoğu -alimlerin
ifadesiyle- İslâm’ın özünü bize anlatır. Mesela Allah Rasulü s.a.v. Efendimizin
“Mümin, elinden ve dilinden müslümanların emin olduğu kimsedir,” sözü gibi ve
yine “Ben insan ahlâkını tamamlamak için gönderildim” ifadesi gibi hadis-i
şerifler İslâm’ın hakikatini, özünü ihtiva eder.
Yazımızın başına aldığımız hadis-i şerif için Ömer Nasuhi
Bilmen rh.a. “İslâmiyetin dörtte birini ihtiva etmektedir. Çünkü bu hadis-i
şerifin ihtiva ettiği dinî vecibe çok gerekli ve önemlidir.” demiştir.
Söz konusu hadis-i şerif müslümanlar arasında “Din
nasihattir” ifadesiyle meşhurdur. Bu sözü günlük konuşmalarda bile çokça
kullanır veya duyarız.
Peki dinin nasihat olması nasıl anlaşılmalıdır?
Özellikle yukarıdaki hadis-i şerifte geçen, “Allah için, Allah’ın kitabı için,
Peygamberi için, müslümanların önderleri için ve bütün müslümanlar için...”
ifadeleri açıklama gerektirmektedir. Ancak öncelikle ‘nasihat’ ifadesini
açıklayalım.
‘Nasihat,’ bugünkü dilde öğüt demektir. Fakat aslında
bugün bildiğimiz şekliyle sadece “tavsiyede bulunmak” demek değildir. Nasihat
kelimesinin kökü ‘nush’tur ve “yapılan işin şaibelerden korunması”dır. Seyyid
Şerif Cürcânî rh.a Tarîfât’ta ‘nush’u böyle tarif etmiştir.
Cürcânî rh.a. burada nasihati de “İçinde doğruluk olana
çağırmak ve içinde fesat olanı da engellemek” olarak tarif etmiştir. Bu tarife
göre nasihat sadece öğüt vermek değil, aynı zamanda yanlış olanı engellemek
demek oluyor. Nitekim Fahr-i Kainat Efendimiz s.a.v.’in iyiliğe yöneltme ve
kötülükten uzaklaştırma (emri bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker) tavsiye ettiği
hadisler de aynı noktadan anlaşılmalıdır.
Merhum Ömer Nasuhi Bilmen, “Bu hadis-i şerif gösteriyor
ki müslümanlıkta nasihat, yani iyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklamak en
yüksek vecibedir. Bu vecibe İslâm’ın bir sembolüdür.” demiştir. Ayrıca “Allah
için, Allah’ın kitabı için, Peygamberi için, müslümanların önderleri için ve
bütün müslümanlar için...” ifadelerini ayrı ayrı izah etmiştir.
Buna göre;
• Allah için nasihat; O’na iman etmekten, O’nun ortağı
ve benzeri olmadığını, noksan sıfatlardan münezzeh ve bütün kemal sıfatlarıyla
vasıflanmış olduğunu bilip itiraf etmekten ibarettir. Bu hakikati bütün
insanlığa duyurmaya ve yaymaya çalışmaktır.
• Allah’ın kitabı için nasihat; Kur’an’ın okunmasını
sağlamak, yüceliğini insanlara anlatmak ve kurallarına riayet etmekle; ayrıca
ayetlerini yanlış tevil ve tefsir edilmekten koruyarak ve savunarak yapılır.
• Allah’ın peygamberi için nasihat; O’nun rasullüğünü,
ulviyetini, son peygamber olduğunu tasdik etmekle birlikte, mübarek ahlâkı ile
vasıflanmaya çalışmakla, emir ve tavsiyelerini insanlığa öğretmek ve yaymakla
mümkündür.
• Müslümanların önderleri için nasihat; onların meşru
önderlerine itaatle, üzerlerine aldıkları hayırlı işlerde başarılı olmalarına
dua etmekle, onlara bu yolda elden geldiği kadar yardımda bulunmakla gerçekleşir.
• Bütün müslümanlar için nasihat ise; onlara eziyet
etmemek, yumuşak ve şefkatli davranmakla, onlara bildiklerini öğretmekle,
insanları dünya ve ahirette selamet ve saadete kavuşturacak şeylere
yönlendirmekle olur.
Müslümanlık nasihat ve hayır sahibi olmaktan ibarettir.
Bütün müslümanlar bir diğerinin iyiliğini istemelidir.
Birbirlerini irşada çalışmalıdır. Bunun güzel bir vazife
olduğunu bilmeli, bu vazifeyi yapanlara da teşekkür etmelidir. Çünkü iyiliği
emredip kötülüğü engellemeye çalışanlar insanlık için, insanların hem dünya hem
de ahiret menfaati için çalışıp çabalamaktadır. Dolayısıyla bu hizmeti yerine
getirmeye çalışmak ve yerine getirenlere de hürmet göstermek gerekir.
‘Nasihat’in bir manası da samimiyettir. Baştan beri
saydığımız bütün bu hayırlar Allah rızası için yapılmalıdır. Aksi takdirde riya
olur, işin içine şahsi menfaat karışır. Nitekim başta ‘nush’ kelimesinin
tarifini verirken başvurduğumuz Seyyid Şerif Cürcânî rh.a. de tarifinde
özellikle ‘ihlâs’ kelimesini kullanmıştır. Yani tekrar söyleyecek olursak,
“İşin şaibelerden korunması, halas edilmesi, ihlâslı bir şekilde yapılması”dır.
Öyleyse dinin nasihat yönünü tatbik ederken niyetin sağlam olması gerekir.
Nasihatte samimiyet lazımdır.
Sözü yine İslâm’ın özü niteliğinde bir hadis-i şerifle
bitirelim. Allah Rasulü s.a.v. buyurmuştur:
“Ameller niyetlere göredir.” (Buharî)