Sunuş - Tazelenme Zamanları - Sabahattin AYDIN
“İnsan nisyan
ile malüldür” der çok bilinen bir deyiş. Yani unutmakla, gaflete düşmekle,
istikrarını yitirmekle kusurlu... Böyleyizdir. Gündelik hayatın telaşı içinde,
türlü çeşit kaygılar, emeller peşinde koşarken asıl hedefimiz gözümüzden
gönlümüzden uzaklaşır bazen, paçayı dünyaya kaptırırız. İbadetler bile
sıradanlaşır, şevkimiz heyecanımız eprir, eskir.
Zaman bizi kendi akıbetimize doğru sessizce çekip
götürürken bir tazelenme, yenilenme, silkinip toparlanma ihtiyacı daima bir
gölge gibi takip eder peşimizi. Yeniden şevk ve heyecan bulma, yolu, yolculuğu,
hedefi yeniden hatırlama ihtiyacıdır bu. Rutine, sürüklenmeye, amaçsızlığa
direnme... Farkına bile varmadan tüketip durduğumuz suyun tadını günlerce susuz
kalmış gibi yeniden fark etme, keşfetme ihtiyacı.
İyi ki tevbe var. Kalbin güçlü ritimlerle sahibini
anması, O’na, sadece O’na yönelmesi... Seher vakitleri, gecenin ıssızlığında
Yasin-i Şerif, yürek yangın yerine döndüğünde iki rekât hacet namazı... İyi ki
kandil geceleri, iyi ki mübarek vakitler var. Dünyanın tozundan pasından
arındıran billur ırmaklar...
Böyle güzel demlere, güzelleştiren zamanlara ne şiirler
yazılsa, ne besteler yapılsa azdır. Böyle de yapılmış zaten. Kutlu zamanlara
dair kitaplar, şiirler, ilahiler yazılmış. Güzel adetler, usuller konulmuş. Hep
dediğimiz gibi, Semerkand olarak biz sadece hatırlatıyoruz. Mana ve önemden
bahsediyoruz, doğruları yanlışları, ölçüleri belirtiyoruz. İçinde bulunduğumuz
Üç Aylar münasebetiyle Ali Yurtgezen’le hazırladığımız “Kutlu Zamanlar”
dosyamızda da böyle yaptık. Belki ilaveten şunu söylemeliyiz: Kutlu zamanları
ilk akla geldiği üzere sadece Üç Aylar ve kandil geceleri olarak ele almadık, daha
genel bir çerçevede işledik.
Her ay olduğu gibi bu ay da elden geldiğince doyurucu
bir dergi sunmaya çalıştık. Eminiz ilginizi çekecek birkaç yazı daima
bulacaksınız Semerkand’da. Ve çocuk dergimiz bütün şenliği ile yine yanı
başımızda.
Ağustos sayımızda buluşmak üzere inşallah.