Üç Aylar ve Peygamber Duası - Mehmet IŞIK
Haziran’ın
13’ü, mübarek Recep ayının ilk günü oluyor bu sene.17’si de Regaib kandili…
Zaman nasıl da hızlı akıyor. Geçtiğimiz yıl “Üç Aylar ve Zamanın Kıblesi” diyerek
selamlamıştık Recep ayını. Şimdi de Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimizin duasıyla
karşılayalım: “Allahım! Recep ve Şaban ayında bizi bereketlendir ve bizi
Ramazan’a ulaştır!” (Münâvî, Feyzu’l-Kadir)
Hamdolsun Rabbimize. Lütfettiği nice nimetler içinde bu
bereketli zamanlara bir daha ulaştırdı bizi. Geliniz hep birlikte Efendimiz
s.a.v.’in bu duasıyla karşılayalım Recep ayını. Duanın içindeki manaları anlama
gayretiyle çalalım Yüce Rabbimizin kapısını.
Peygamber s.a.v. Efendimiz, bu aylarında Yüce Mevlâ’dan
bereket diliyordu duasında.
Peki, Recep ve Şaban aylarını niçin zikretmişti?
Bu aylarda insanın bereketlenmesi ne anlama geliyordu?
Neden Ramazan ayına bereketlenerek ulaşmayı Yüce
Mevlâ’dan özellikle niyaz etmişti?
Şüphe yok ki Peygamber s.a.v. Efendimizin bu duasında
hedefte Ramazan ayı vardı.
Ramazan Kur’an’ın indirildiği ay... Oruç ibadetinin farz
kılındığı, şeytanların bağlandığı, bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin
içinde saklandığı rahmet ayı.
Ramazan ayını doyasıya yaşayabilmek, inanan insanlar
için yılın en büyük hedefi. Rasul-i Ekrem s.a.v., “Bizi Ramazan’a ulaştır.”
niyazıyla duasını bitirmişti. Böylece, bizim de böyle bir hedefimizin ve
derdimizin olmasını bize öğretiyordu. Her yıl Ramazan ayını ve Kadir gecesini
doyasıya yaşayabilmek için kendisinin yaptığı gibi duaya yapışmamız gerektiğini
tenbih ediyordu.
Recep ve Şaban aylarının
bereketinde
Herkes bir şekilde Ramazan’a ulaşıyor. Ama duada
kastedildiği şekilde Ramazan’a ulaşabilmek, hemen önünde bulunan Recep ve Şaban
aylarında bereketlenmekle mümkün. Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz, “Recep ve
Şaban ayında bizi bereketlendir.” diyerek yakarıyordu. Bu bereketle de
Ramazan’a ulaştırılmasını niyaz ediyordu Yüce Mevlâ’dan.
Bereketlenmek, bir şeylerin artırılması ve çoğaltılması
anlamına gelir. Bu bereketlenme gönüllerde olacak, oradan ibadetlere, dualara,
hayırlı amellere yansıyacak.
Bir müslüman bu bereketi her günkü ibadetiyle,
dualarıyla ve hayırlı amelleriyle belirli bir düzende zaten yaşamaktadır. Yüce
Mevlâ da ona lütuflarıyla ihsanda bulunmaktadır.
Recep ve Şaban ayı gelince Yüce Mevlâ’dan ibadetlerimizi
ve hayırlı amellerimizi bereketlendirmesini dilemeliyiz. Gönüllerimizdeki
kulluk coşkusunu artırması, yegâne hakikat olan zatıyla ilgili irfanımızı çoğaltması
için yalvarıp yakarmalıyız. O ihsanda bulunmazsa sadece kendi gayretimizle
hiçbir şey elde edemeyeceğimizi, bütün gönlümüzle itiraf etmeliyiz.
Recep ve Şaban aylarında buna daha fazla muhtaç
olduğumuzu hissetmeliyiz. Çünkü yılın zirvesi sayılan Ramazan ayı geliyor.
Çünkü zamanın kıblesi diyebileceğimiz Kadir gecesi yaklaşıyor. Rabbimizin,
hakkında özel bir sure indirmiş olduğu Kadir gecesi biraz ötede duruyor.
“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Bilir
misin nedir Kadir gecesi? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gece
melekler ve Rûh (Cebrail a.s.) her iş için iner dururlar. O gece esenlik
doludur; ta fecrin doğuşuna kadar.” (Kadr, 1-5)
Ramazan’a doğru
Ramazan ayına yaklaşırken, üç ayların bu ilk iki
adımında öncelikle kul olduğumuzu, acizliğimizi ve birçok eksiklerimizin
bulunduğunu kabul edeceğiz. Boynumuzu büküp af dileyeceğiz. Oruç tutmaya
çalışacağız. Efendimiz s.a.v.’in tavsiyelerine gönül kulağımızı vereceğiz:
“Recep ayında Allah’tan af dilemeyi çoğaltınız. Çünkü
Allah’ın bu ayın her saatinde azat ettiği nice kulları vardır. Allah’ın bazı
şehirleri vardır ki oraya Recep ayında oruç tutanları koyacaktır.” (Süyutî, Câmiu’l-Ehâdis)
Allah’a secde etmek için minarelerden davet geldiğinde
en yakın mescitte cemaate katılmaya özen göstereceğiz.
Her gün düzenli olarak Kur’an’a zaman ayıracağız. Günlük
zikirlerimizi ve üstlendiğimiz diğer hayırlı amellerimizi gücümüz nisbetinde
yerine getirmeye çalışacağız.
Allah’ın lütfuyla bereketlenerek Ramazan-ı şerife
ulaşacağız, İnşallah.