Sunuş - Kardeşiz diyoruz ama - Sabahattin AYDIN
Semerkand’ı
takip eden okuyucularımızın yakinen bildiği gibi, üzerinde en çok durduğumuz
konulardan biri iman kardeşliği. Geçen 11 yıl içinde konuya dair pek çok
müstakil yazı yayınladık, pek çok yazının içinde sözü getirip kardeşlikten,
birlik beraberlikten söz ettik. Böyle de yapmalıydık. Çünkü Mukaddes
Kitabımızdan ilk akla gelen ayetlerden biridir “inneme’l-mü’minîne ıhvetün.”
Yani “müminler kardeştir.” Bunu ister ağırbaşlı yazılarla anlatın, isterseniz
bir slogan gibi afişlere yazın, ayet böyledir. Allah inananları kardeş ilan
etmiştir. Bir dergâh tecrübesi olan okuyucularımız bilirler, aynı dergâha devam
edenler birbirinin “ihvanı”dır, yani kardeşidir. İhvan olmak büyük iman
kardeşliği içinde daha küçük, daha özel bir kardeşliktir. Belki o büyük
kardeşliğin bir temrini, talimi, alıştırması…
Bu sayıda “Milleti Nasıl Bilirsiniz?” diye sorarken
sonuç olarak yine iman kardeşliğine geldik. Ama bu kez meselenin politik
atıflarını da düşünerek... Çünkü sizden, bugünlerde siyasi projeler nedeniyle
çok tartışılan etnik ayrımcılık meselesine değinmemizi isteyen hayli talep
geldi. Ayrıca kimilerinin aynı safta namaz kıldığı kardeşine etnik köken farkı
nedeniyle tavır koyduğuna dair yakınmalar aldık.
Evet, gerek içinden geçtiğimiz eğitim süreçleri, gerek
siyasi görüş ayrılıkları, gerekse art niyetli manipülasyonlar ve tuhaf
ideolojiler etnik farklılıklarımızı gündemde tutuyor. Kardeş kardeşe yan gözle
bakabiliyor, düşman görebiliyor. Kendisine en tabii hak olarak gördüklerini
kardeşinden esirgiyor. Ama yukarıda zikrettiğimiz ayeti hatırladığımızda, bütün
bunların müslümanlık şuuruyla hiçbir şekilde bağdaşmadığını son derece net
görebiliyoruz.
Aslında etnik farklılık meselesinin müslüman bir
toplumda konuşulması bile akla ziyan. Yetmiş iki milleti tarihin tanık olduğu
en adil sistemle bir arada yaşatan bir medeniyetin çocukları olarak buralara
gelmemiz düşündürücü. Bizi bu darlıktan, bu akıl tutulmasından kurtaracak
atılımlara ihtiyacımız var. Daha önemlisi, millet olarak kendi referanslarımızı
anlamak, kendi tarihî kodlarımızla buluşmak zorundayız.
Biz bu referans ve kodlara göre “millet” kavramını
dikkatinize sunduk. Kavramın bugünkü ideolojiler tarafından kabul edilen
içeriğinin bize uymadığını göstermeye çalıştık. “Asabiyye”nin ne olduğunu,
Mukaddes Kitabımızda ve Efendimizin lisanında nasıl zemmedildiğini anlattık.
İstedik ki buna göre kendi tarzımızı, tavrımızı, beğendiğimiz ideolojiyi gözden
geçirelim. Konuya dair başyazımız ve Ali Yurtgezen’in hazırladığı dosyayı
dikkatle okumanızı tavsiye ederiz.
Semerkand TV’nin uydu üzerinden test yayınına
başladığını duyurarak bitirelim. Mümkün olduğunca temiz bir içerikle yayıncılık
yapmayı hedefleyen Semerkand TV, eminiz sizlerin görüş ve önerileriyle iyi bir
yayın çizgisi yakalayacak.
Nisan sayımızda buluşmak üzere inşallah.