Hâl Dili - Abdullah S DEMİRTAŞ
Boş Beşik
Bir genç dikbaşlılık yaparak annesine isyan etmişti.
Yüreği sızlayan zavallı anne beşiği getirip önüne koydu ve dedi ki:
— Ey vefasız! Sen küçükken ben sabahlara kadar
uyumazdım. Bir zamanlarzayıf, güçsüz, sürekli ağlayan ufak bir çocuktun. Senin
için uykusuzkalırdım. Şu beşikte hiçbir şeyden habersiz yatarken yüzüne konansineği
kovacak halin bile yoktu. Şimdi büyüdün, güç kuvvet sahibioldun. Bir gün mezar
beşiğinde aynı acziyete düşüp yine o halegeleceksin. Üzerindeki karıncayı
kovamayacak, bu parlayan gözler âmâolacak, kurda karıncaya yem olacaksın. Şeyh
Sadi Şirâzî, Bostan
Bilgin ile Dedikoducu
Adamın biri bir başkası için ileri geri konuşmaya
başlamıştı. Orada bulunan büyük bir bilgin ona şunları söyledi:
— Yanımda başka birisini kötüleyip beni de onun hakkında
kötüdüşüncelere sevk etme! Varsayalım senin bu söylediklerinden dolayı oadamın
saygınlığı eksilmiş olsun. Fakat onun bu eksikliği seninsaygınlığını yükseltmez
ki!.. Şeyh Sadi Şirâzî
Kim Kimdir?
Bir gün Abdullah ibn Mübarek rh.a.’e sorulur:
— Size göre kâmil insanlar kimlerdir?
İbn Mübarek:
— İlmiyle amel eden ihlâs sahibi alimlerdir.
— Peki, sizce gerçek hükümdarlar, yöneticiler kimlerdir?
— Dünya sevgisini kalplerine koymayıp zühd sahibi
olanlardır.
— Peki, sefil olanlar kimlerdir?
İbn Mübarek rh.a. bu soruya da şu cevabı verdi:
— İlmini, amelini ve dinini kullanarak dünyalık peşinde
koşan kimselerdir. İmam Şa’rânî, Tenbîhu’l-Muğterrîn
Bir Söz
Fudayl b. İyâz rh.a şöyle der:
“Biz kimi insanlar gördük ki onlar, yaptıkları ameller
ile riyayapıyorlardı, şimdi ise öyle insanlar var ki yapmadıkları ameller ileriyakârlık
yapıyorlar.” Tenbîhu’l-Muğterrîn
Öyle Bir Kalbe Gir ki...
Bayezid Bistâmî k.s. hazretlerine bir kimse gelerek
kendisine öğüt vermesini istedi ve:
– Bana yüce Rabbimize yaklaştıran bir amel söyler
misiniz? Onu yaparak Allah’a yaklaşayım, rızasını kazanayım, dedi.
Bayezid hazretleri de şu tavsiyede bulundu:
– Allah’ın sevgili kullarını, evliyaları sev, onlar da
seni sevsinler.Zira yüce Rabbimiz onların kalplerine nazar eder. Umulur ki Hak Tealâ,onlardan
birinin kalbinde senin ismini görüp seni bağışlar. Abdülmecid Hânî, Hadâikü’l-Verdiyye
Hasta Kalbin İlacı
Salih zatlardan biri bir topluluğun yanına uğradı. Baktı
ki bir doktor,oradakilere bazı hastalıkları ve tedavi yollarını anlatıyor.
Salih zatdoktora sordu:
— Bedenleri tedavi ediyorsun, peki ya hasta kalpleri de
tedavi edebilir misin?
Doktor:
— Evet! Ama bana kalbinin hastalığını söylemelisin,
dedi. Salih zat şöyle dedi:
— Günahlar kalbimi kararttı. Bu yüzden kalbim katılaştı.
Bunun bir ilacı var mı?
Doktor şöyle dedi:
— Böyle bir kalbin ilacı gece gündüz yüce Allah’a
yalvarıp yakarmak,dua ve istiğfar etmek, hiç vakit kaybetmeden Azîz ve Gaffâr olanAllah’a
itaat ve ibadet etmeye yönelmek, tevbe edip af dilemektir. İştebunlar hasta
kalplerin ilacıdır. Şifa, gaybı bilen Allah Tealâ’dandır.
Salih zat bu sözler üzerine şöyle dedi:
— Sen ne iyi doktorsun! Kalbimin ilacını doğru tespit
ettin, deyince doktor:
— Doğrusu bu. Tevbe edenin, samimiyetle hatalarından
dönenin ilacı ancak budur. Tevbeleri kabul eden Allah’a yönelmektir, dedi. İmam
Gazâlî, Mükâşefetü’l-Kulûb
Zor Ayrılık
Naklederler ki, bir cenaze götürülürken, cenazenin ardı
sıra giden biri:
— Ah, evlat ayrılığı ne zor, diyordu.
Adamı duyan meşhur veli Ebu Bekir Şiblî k.s. ise şöyle
dedi:
— Ah!.. Ahad’dan (bir olan Allah’tan) ayrı kalmak ne
zor! Ferîdüddîn Attâr, Tezkiretü’l-Evliyâ
Zengin ve Adaletli
Rivayete göre bir gün Musa a.s. Allah Tealâ’ya sorar:
– Ya Rabbi, kullarından hangileri daha zengin?
Allah Tealâ:
– Verdiğim şeylere en çok kanaat edenler, buyurur. Musa
a.s. yine sorar:
– Peki, en adaletli olanlar?
Allah Tealâ:
– Kendine insaflı ve adaletli davranan kimseler,
buyurdu. Mükâşefetü’l-Kulûb
Riyakârlık Halleri
Hz. Ali r.a. şöyle der:
Riyakârlar şöyledir:
Tek başına kaldığı zaman tembellik eder, ibadette
gevşeklik gösterir ve nafile namazları oturarak kılar.
İnsanlarla beraber olduğu zaman tekrar canlanır, canla
başla amel eder.
Biri kendisini methettiğinde daha fazla amel ve ibadet
eder. Yerdiğinde ise amellerini azaltır. Tenbîhu’l-Muğterrîn