Kayda
Deger Diyaloglar
Tencere’yi yazmaya başladığımdan beri okuyanlardan iyi kötü yorumlar alıyorum. Sağolsunlar, okumakla kalmayıp fikir de bildiriyorlar.
Tabi güzel yorumların yanında bazen olumsuz tepkiler de geliyor. Bu yüzden her
ikisine de cevabımı hazırladım.
Yorumlar olumlu olunca:
– Serhat eline sağlık, Tencere yine güzel kaynamış, severek okudum.
– Eyvallah abi, çok uğraştım güzel olsun diye. Elimden
gelenin en iyisini yapmak için uğraştığımdan yazmam biraz uzun sürdü.
Yorumlar olumsuz olunca:
– Serhat sen ne yaptın? Bu metinde anlatım bozukluğu ve imla hataları var!
– Yazmadım kurban, yazdırdılar!
– ???
. . .
Biraz geç oldu, güç oldu ama sonunda yeni binamıza taşındık. Binanın
telefonlarını kontrol eden görevli ile yazıişlerinden
Ali Sözer abimiz arasında
şöyle bir konuşma geçti:
– Kolay gelsin, hatları kontrol ediyoruz, telefonunuzdan bir şikayetiniz var
mı?
– Evet var, beni kimse aramıyor!
– ???
Verilen cevaba mı gülsek, kimsenin arayıp sormadığı Ali abimizin
hüznüne mi ağlasak, bilemedik.
. . .
Polene alerjim olduğundan bahar aylarında gözlerim kızarır, kaşınır. Bu yüzden
gittiğim sağlık ocağında, ortalarda dolaşan birine göz doktorunun yerini
sordum. Gözlerime baktı ve şöyle cevap verdi:
– Ne yapacan doktoru! Ne güzel işte, yeşil gözlerin
var!
– ???
Oracıkta anladım ki sağlık mevzusunu hademeyle değil, doktorla konuşacaksın.
Komşu Komşunun Sistemine Muhtaçtır
Bundan bir kaç sene evvel, ailecek evde oturmuş televizyon seyrederken kapı
çalındı. Kalkıp açtım, alt komşumuz Kadir amca...
– Hoşgeldin Kadir amca, buyur içeri gel, dedim.
– Hoşbulduk yiğenim,
gelmeyeyim ben, işim var. Karate filmi kiraladım, sizin VCD’yi
verin de bi’ film izleyeyim, dedi.
Kadir amca yaşı başı geçmesine rağmen içindeki karete aşkı sönmemiş bir amcamızdı. Bıraksanız hiç bıkmadan
usanmadan Bruce Lee’nin bütün filmlerini izlerdi. Anlaşılan o gece de karete kirizi tutmuş VCD
oynatıcısı olmamasına rağmen, üst kattaki komşulardan isterim diyerek gidip
film kiralamıştı. Daha önce oğlu çok istediğinden koca seti evine indirip
denemiştik. Televizyonları uyumlu değilmiş, çalıştıramamıştık. Bu durumu ona
izah etmek istedim:
– Kadir amca, geçen gün denemiştik, bizim makine sizin televizyona uyumlu
değilmiş. O yüzden alsan da işini görmez, deyince hemen davrandı:
– Yiğenim, o zaman televizyonu da verin!
Kadir amca bu cümleyi yıllardır izlediği karete
filmlerinden edindiği soğukkanlılıkla söylemiş olsa da, bendeki travma etkisi
ne zaman ve nasıl geçecek, daha bilmiyorum.
İçimizden Birileri
Onlar çalışkanlardır. Kırk yaşında da olsalar altmış yaşında olsalar,
yanınızdan şöyle ayrılabilirler:
– Dersim var, gideyim de derse oturayım.
Bilmeyenler “Yahu, koca adam oldu, açık öğretimi bitiremedi!” diye düşünebilir,
yanılmasınlar.
Eğer köydeyseniz cami çıkışında onlar sizi yanıltabilir. Çünkü hangisine
sorsanız farklı şeyler söyler. Mesela:
“Mübarek bana baktı, cübbesi yeşildi.”
“Bana baktı, cübbesi krem rengiydi.”
“Mübarek bana da baktı ama cübbesi griydi.”
Cep telefonu operatörleri insanların hayatlarını kolaylaştırmak için çeşitli
servisler sunsa da, onların tek ve güvenilir bir servisi vardır: “25