Sevgili Dostum,
Geride bıraktığımız Safer ayı için “celâl ayıdır” derler. İnsanın bu ay içinde
türlü dertlerle tanışması, bazı kederleri sırtlanması, bir takım imtihanları geçmesi
gerekebilir. Allah uzun ve hayırlı ömür versin, validem bu ay içinde sadaka
vermek icap ettiğini söylerdi.
Ardından gelen Rebiulevvel ayı da serâpa cemal, Hazreti Fahr-i Kainat’ın
mübarek doğumlarına yuva olmuş bir kutlu aydır. Bir Allah dostu bu ay için, bu
aydaki Mevlid-i Nebi için öyle dermiş: “Bu ay, bu mübarek gün için yapılacak en
güzel ibadet çok mutlu olmaktır.” Fakir, idrakle harmanlanmış olan bir
mutluluğun, şükrün üst düzeyde bir ifadesi olduğuna dair bir işaret görüyorum
bu sözde. Ulvi ve yüce hatlarla çevrelenmiş mutluluk, kalbi terbiye eden ve ona
irtifa kazandıran çile gibi bir ibadet, hatta sahibini seyr ettiren bir burak
olabilir. Mutluluk şükrün, çile sabrın gerekçesi olursa elbette. Hatta Ebu’l Abbas
Mursî hazretlerine göre, şükür cennetliklerin hali olduğu için
sabırdan daha önemli, daha değerlidir. Yani ilâhi, rabbanî renge sahip bir
mutluluk, cennet ehlinin halinin dünyadaki provası gibi olmaktadır.
Rasulullah s.a.v. Efendimiz buyurmuş ya, müminin hali ne güzeldir, nimet
halinde şükreder, belaya düçar olunca sabreder; her durumda da kazançlı çıkar,
diye. Bana, biz gibi sıradan inanmışlara bir ufuk konmuştur gibi geliyor bu
hadis-i şerifte. Yani böyle müminlerden olun, mümin denen kişi işte böyle olur;
her daim Fail-i Mutlak’ın huzurunda olun; yediğiniz onun ikramı, derdiniz onun
uyarısı, soluğunuz onun bağışı, çileniz onun sınavıdır, denmiş gibi alıyorum
manayı. Olayların arkasındaki hakiki faili görebilin; dost gözlerine ayan olan
faili görecek makama doğru ilerleyin, dendiğini sanıyorum. En doğrusunu Allah
bilir.
Bir arkadaşımla Safer ayından bahsediyorduk geçenlerde. Bu ay şöyledir,
böyledir, sabır ayıdır vs, vs, konuştuk epeyce. Hakikaten de bu ay içinde çok
çeşitli sıkıntıların yaşandığına şahit olmuştuk birlikte. Bir arkadaşımızı
kaybetmiş, birkaç arkadaşımız kaza geçirmiş, türlü hastalıklar görmüştük.
Bunları hatırlatarak yakındık bir süre. Derken, arkadaşım önemli bir uyarıda
bulundu; Safer ayının bir uğursuz aymış gibi algılanmasının da yanlış olacağını
söyledi. Bu aydan bu kadar şikayet etmenin, bu aya türlü olumsuz anlamlar
yüklemenin giderek bu aya nahoş bir gözle bakmamıza yol açacağını ifade etti.
Düşündüm, elhak doğru söylüyor. Aylar Allah Sübhanehu ve Tealâ hazretlerinin
ayları. Kimine bir sırrı gizlemiş, kimine bir başka sırrı. Her biri onun
esmasının türlü tecellilerine birer ayna, birer sofra. Aklıma bir hadis-i şerif
geldi: “Dehr’e (zamana) sövmeyin.” buyuruyor ya Cenab-ı Rasul s.a.v.; dehr’e,
günlere, aylara sövmemek icap eder. Arkasındaki Fail’e ta’n etmeye varır iş
çünkü, neûzübillah...
Bir başka hakikate de yine bir Allah dostunun bir nutk-ı şerifinde tesadüf
etmiştim. “Allah” demiş o zat, “Zülcelâl ve’l-ikram’dır. Yani celâl, azamet ama
aynı zamanda ikram sahibidir. Celâline sabırla karşılık verenlere ikramda
bulunur elbette.”
Muharrem, derken Safer, Rebiulevvel... sonra diğerleri, mübarek üç aylar... Her
biri bir sır için kurulmuş, duyanlara, duyarlı kalplere vakti gelince alarm
veriyor. Kiminde Aşure var, sonra Şehidân-ı Kerbela’nın hüznü var; kiminde
celâlî tecelliler var; kiminde Mevlid var; kiminde ise Miraç, oruç, hac...
Ayların sahibi her birini bezemiş, her bir ayın içinde gaflet ehline randevular
vermiş. Hakikat ehli için zaten her gelen Hızır, her gece ise Kadir.
Sevgili kardeşim,
Her bir nefesi alırken Cemal tecellisiyle aldığımızı, verirken Celâl
tecellisiyle verdiğimizi haber veriyor arifler. Her bir nefes alış-verişimizde
ölüyor, yeniden diriliyoruz. Bu nefes şuuruna, bu nefes terbiyesine sahip
oluruz inşallah. Bu nefes şuuruna sahip olursak, “Allah’a nefesler adedince yol
vardır” sözünün hikmetlerinden birine vakıf olabiliriz. Bu şuurun eşlik ettiği
her bir nefes bizi terakki ettiren, yücelten birer vesileye dönüşür o vakit.
İnşallah bizi de hakikate uyandırırlar. Gafletimizi kaldırırlar, halimizi
uyanıklığa tebdil ederler değerli kardeşim.
Muhabbetle kucaklıyorum.
Gafletinin tutsağı kardeşin.