40 Hadis

www.mescere.net

 

53-NECM 3. O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz. 4. O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir.

 

1. Din, güzel ahlâktır. Ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir.

 

2. Hz. Osman (ra)’dan rivayete göre Resûlullah (sav):

 

Sizin en hayırlılarınız, Kur'ân-Kerîm'i öğrenen ve öğretenlerinizdir, buyurdu.

 

Buhari, Fezailü'l-Kur'ân: 21, Tirmizi, Sevabü'l-Kur'ân: 15, Ebu Davud, Vitir: 14-19, İbn-i Mace, Mukaddime: 16, Darimi, Fezailü'l-Kur'ân: 2, Müsned-i Ahmed:1/57 58, 69, 153.

 

3. İbn-i Abbas (ra) dan:

 

"Sarık sarın ki, hilminiz (yumuşak huyluluğunuz, halim-selimliğiniz, vakarınız, ağır başlılığınız ve sükûnetiniz) artsın.

 

(Mecmeuz zevâid, Libas, Bâbul Amâim: 5/122)

 

4. —  Hiç biriniz hayvanlar gibi (sevişmeksizin) cinsi münasebette bulunmasın, arada elçi bulunsun.


Soruldu:

 

— Yâ Rasûlallâh sözünü ettiğiniz elçi nedir?


—  Aşk fısıltıları ve öpüşmedir.

 

İslam'da cinsellik Âsım Uysal (İhyâ-i ulûmiddin İmam-ı Gazâlî K. nikahı Âdâbü-l Muâşeret 2/64)

 

5. Ameller niyetlere göredir.

 

6. Benim ümmetime bir zaman gelecek ki, ulemayı güzel elbise, Kur'ân-ı güzel sesle tanırlar ve Allah'a yalnız ramazan ayında ibadet eder.

 

Böyle oldu mu ilmi, hilmi ve rahmeti olmayan bir hükümdarı Allah onlara musallat eder.

 

7. Bir gün Resûl-i Ekrem (sav), esirler arasında çocuğundan ayrılan bir kadın gördü.

 

Kadın çocuğunun hasretinden rast gelen çocuğu kucağına alıyor, onu sevip emziriyordu.


Resul-i Ekrem (sav) ashabına:


— Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? diye sordu. Ashab:


— Asla, cevabını verdiler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (sav):


— O halde, biliniz ki, Allah’ın kullarına merhameti, bu kadının çocuğuna merhametinden daha fazladır, buyurdu.

 

Buhari-Müslim

 

8. Sizden hiç biriniz lâyıkıyla iman etmiş olmaz; beni çocuğundan, anasından, babasından ve bütün insanlardan fazla sevmedikçe!

 

9. Üç şey münâfığın alâmetidir:

 

Yalan söyler,

 

sözünde durmaz,

 

emânete hıyânet eder.

 

10. Beni yerim göğüm almaz ancak mümin kulumun kalbi alır.

 

Ben hiç bir mekana sığmam ancak mümin kulumun kalbine sığarım.

 

Kudsi Hadis

 

11. Kul nâfilelerle bana durmadan yaklaşır, nihayet onu severim.

 

Bir kere de onu sevdim mi, artık o kulumun işiteceği kulağı olurum, göreceği gözü olurum.

 

Kudsi Hadis

 

12. Allahü teâlâ refîktir.

 

Yumuşaklığı sever.

 

Sertlik edenlere vermediği şeyleri ve başka hiçbir şeye vermediğini, yumuşak davranana ihsân eder.

 

13. "Kıyamet günü kulun muhasebesi yapılacak ilk ameli namazdır.

 

Namazı tamam ise kurtulur, kazanır.

 

Noksansa mahrum olur, hüsrana uğrar."

 

(Tirmizi)

 

14. Nefse sükûnet ve kalbe ferahlık veren iş, iyi iştir.

 

Nefsi azdıran, kalbe heyecan veren iş günahtır.

 

15. Musibetlerin en büyüğü, vakti faydasız şeylerle geçirmektir.

 

Allahü teâlânın, bir kulunu sevmemesi, onun faydasız şeylerle uğraşmasından anlaşılır.

 

16. Bir kimsenin çocuğunu terbiye etmesi ve ona edep öğretmesi, her gün bir miktar sadaka vermesinden daha hayırlıdır.

 

17. Allahü teâlâ benim ümmetimden bir kuluna iyilik yapmak isterse, onun kalbine, Ashabımın sevgisini yerleştirir.

 

18. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlar arasında dini konusunda (yapılan saldırılara) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak.

 

19. İnsanlara teşekkür etmeyen, Allahü teâlâya şükretmemiş olur.

 

20. Allahû Teâlâ paktır.

 

Pak olandan başkasını kabul etmez.

 

Allahu Teâlâ mürsel olan Peygamberlerine neyi emrettiyse müminlere de onu emretmiştir.


Peygamberlere:

 

"Ey peygamberler, pâk ve helâl taâmlardan yiyiniz ve sâlih amel işleyiniz"


Mü'minlere:

 

"Ey iman edenler, rızk olarak size verdiğimiz pâk ve helâl şeylerden yiyiniz" buyurdu.


Ondan sonra Resûl-i Ekrem (sav) Hazretleri (sözü döndüre dolaştıra) buyurdu ki;


İnsan (Allah yolunda uzun seferlere katlanır, saçları birbirine karışmış, yüzü gözü toza bulanmış, "Yâ Râb! Yâ Rab!" diyerek ellerini gökyüzüne açar.

 

Hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram.

 

Haram ile beslenmiş.

 

Böylesinin duası nereden müstecâb olacak?

 

21. Helaller bellidir, haramlar da bellidir.

 

Birde bunlar arasında şüpheli olanlar vardır, siz şüpheli olan şeylerden kaçının.

 

22. Her insan yaşadığı hâl üzere ölür ve her kul öldüğü hâl üzere diriltilir.

 

Müslim, Cennet:l9, No:2878,4/2206. İbni Hacer-i Heytemî, ez Zevatir, 2/402

 

23. Allah Teâlâ Cenneti yarattığı zaman ona şöyle buyurdu: 


— İzzet ve celalime and olsun insanlardan sekiz sınıf vardır ki; sana dâhil olmayacaklardır; 

 

1) Devamlı şarap(içki vs) içen, 

 

2) Zinada ısrar eden, 

 

3) Deyyus olan (Eşini kıskanmayan),

 

4) Hükümdarların kötü icraatlarına alet olan,

 

5) Erkek olduğu halde kadınlaşan, 

 

6) Koğuculuk eden, 

 

7) Başkalarına merhamet etmeyen,

 

8) Allah'a ant içip de, ahdine vefa etmeyen kimseler

 

24. Lut kavminin amelini işleyene Allah lanet etsin.

 

Lut kavminin amelini işleyen kimse melundur.

 

25. Gına (çalgı) zinanın efsunudur.

 

26. Gözlerin zinası, yabancı kadınlara bakmaktır.

 

Ellerin zinası, yabancı kadınlara el sürmektir.

 

Ayakların zinası, yabancı kadınlara gitmektir...

 

27. Asr-ı saadette Peygamberimiz (as) Ashabıyla beraber bulunuyordu.

 

Bir genç çıkageldi ve çok saygısızca:


— Ya Resulallah! Ben falanca kadın ile arkadaş olmak olmak istiyorum, onunla zina yapmak istiyorum dedi.


Ashab-ı Kiram, bu durumdan çok öfkelendiler.

 

İçlerinden gazaba gelerek genci dövmek ve huzuru Resulullah'dan çıkarmak isteyenler oldu.

 

Bazıları bağırıştılar.

 

Çünkü genç çok hayâsız konuşmuştu.


Sevgili Peygamberimiz (sav) bırakın o genci buyurdu.

 

Resulullah,  genci yanına çağırdı, dizinin dibine oturttu.

 

Gencin dizlerini kendi mübarek dizine değdirecek bir şekilde oturttu ve:


— Ey genç, birinin annenle bu kötü işi yapmasını ister misin? Bu çirkin hareket hoşuna gider mi? diye sordu.

 

Genç hiddetle:


— Hayır Ya Resulallah, diye cevap verdi. Resulallah:


— Öyle ise o çirkin işi yapacağın kimsenin evlatları da bundan hoşlanmazlar. Sonra:


— Peki, bu çirkin işi senin kız kardeşinle yapmak isteseler, sever misin? diye sorduklarında genç :


— Hayır, asla! diyerek hiddetleniyordu.

 

— Şu halde insanlardan hiç kimse bu işi sevmez buyurdu.


Sonra Hz. Peygamber (as) mübarek elini bu gencin göğsüne koyarak şöyle dua etti:


— Allah'ım! Sen bu gencin kalbini temiz kıl. Namusu ve şerefini muhafaza eyle ve günahlarını da bağışla, buyurdu.

 

Şevâhüd-ün Nübüvve S. 230

 

28. Ey gençler topluluğu!

 

Sizden evlenmeye gücü yetenler evlensin.

 

Çünkü evlenmek gözü daha çok muhafaza eder, namusu daha fazla korur.

 

Evlenmeye gücü yetmeyenler ise oruç tutsun.

 

Çünkü oruç kalkandır.

 

29. Allahu tealaya amellerin en sevimlisi azda olsa devamlı olanıdır.

 

Müslim şerhi Nevevi - Kitâbü-s salâtü-l Misafir, C:6 Sh:319, Beyrut

 

30. Bir gün annesi, Abdullah bin Ömer'e:


— Abdullah! Gel bak sana ne vereceğim, diye seslenmişti.


Resul-i Ekrem Hazretleri de misafir olarak orada bulunuyordu.

 

Abdullah'ın annesine sordu:


— Çağırdığın Abdullah'a ne vereceksin?


— Hurma vereceğim ya Resulallah!


— Peki öyleyse. Eğer bir şey vermeyeceğin halde vereceğini vaat ederek çocuğu aldatmış olsaydın, sana yalan söylemiş gibi günah yazılacaktı.

 

31. H.z. Aişe vâlidemiz anlatıyor:

 

Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır ki:

 

"İçinizden birisi, besmele çekmeyi unutup da yemek yemeye başlamış bulunursa, bu durum hatırına gelir gelmez.

 

“Başlangıcında da, bitiminde de Allah'ın adı ile niyetiyle" manasına gelen "Bismillahi evveluhû ve âhirahû" desin.”

 

32. Nerede olursanız olun bana salât ve selâm edin.

 

Zira sizin salât ve selâmlarınız bana ulaşır."

 

33. "içerisinde köpek veya heykel (açıkta fotoğraf) bulunan haneye rahmet melekleri girmez."

 

34. "Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunanı, Allah'u teâlâ yüz üstü Cehenneme atar."

 

35. Birbirinize selâm veriniz.

 

(Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Müslim)

 

Îmân etmedikçe Cennet'e giremezsiniz.

 

Birbirinizle sevişmedikçe tam imana kavuşamazsınız.

 

Size bir şey göstereyim mi?

 

Onu yaparsanız, sevişirsiniz.

 

Aranızda selâmı çok yayınız.

 

(Müslim)

 

36. Müslüman'ın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır:

 

- Selâmına cevap vermek

 

- Hastasını yoklamak

 

- Cenazesinde bulunmak

 

- Davetine gitmek ve

 

- Aksırıp; "Elhamdülillah" deyince; "Yerhamükellâh" diyerek cevap vermek.

 

(Buhârî, Müslim)

 

37. Ebu Sâid el-Hudri (ra) der ki:

 

Peygamberimizin (sav) şöyle buyurduğunu duydum:

 

Herhangi biriniz kötülük görürse onu eli ile değiştirsin.

 

Yapamazsa dili ile bunu da yapamazsa kalbi ile değiştirsin.

 

Sonuncu tavır imanın en zayıf şeklidir.

 

38. Akıllı adam nefsini hesaba çeker ve ölümden sonraki hayat için iyi amel işler.

 

Aciz adam ise nefsini hevesine uydurur sonra Allah'tan mağfiret temenni eder.

 

İbni Mace - Kitabü-z Zühd, C.2, Shf:1423, Lübnan

 

39. İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız”

 

Sizden biriniz kendisi için sevdiğini müslüman kardeşi için de sevmedikçe (istemedikçe) gerçek mümin olamaz.

 

40. İbni Mes'ud'dan (ra) rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sav) buyuruyor ki:

 

İsrailoğulları üzerinde beliren ilk eksiklik, ilk kusur şudur:

 

Adamın biri başka biri ile karşılaşır ve ona:

 

«Hey falan kişi! Allah'tan kork da şu yapmakta olduğun hareketten vazgeç, çünkü o sana helâl değildir» der.

 

Sonra da ertesi günü aynı adamla karşılaşır.

 

Adam eski tutumunu devam ettirmektedir.

 

Fakat adamın bu tutumu berikini onunla birlikte yemekten, içmekten ve birlikte oturmaktan alıkoymaz.

 

Onlar böyle davranınca Allah da kalplerini birbirine benzetti.»

 

Peygamberimiz (sav) sözlerine şu ayeti okuyarak devam etti:

 

«İsrailoğullarının kâfir olanları Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın dili ile lanetlenmişlerdir.

 

Bunun sebebi isyan edip azmış olmaları idi.

 

Onlar işlemiş oldukları kötülükten birbirlerini alıkoymazlardı.

 

Yapmış olduktan iş ne fena bir şeydi!

 

Onların çoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün.

 

Kendi kendileri için ne fena bir akıbet hazırlıyorlar.

 

Allah onlara öfkelenir ve bitmez bir azaba çarptırılırlar.» Maide78-81

 

Daha sonra Peygamberimiz şöyle buyurdu:

 

«Hayır hayır.

 

Ya iyiliği emredip kötülükten alıkoyarsınız, zalimin elinden tutup onu hakka karşı kesinlikle boyun eğdirir, kendisini hakkın sınırları içinde tutarsınız

 

Veya

 

Allah önce kalplerinizi birbirinizinkine benzetir ve arkasından da İsrailoğulları gibi size de lanet eder.»

 

Ebu Davud, Tirmizî