MESLEK İNTİHARI
Yazar : Donald W.COLE
Yayınevi : İlgi Yayınları
Baskı : İstanbul / 1989 / 224 shf.
ISBN : 975-399-022-7
Bilim Grubu : Yönetim
Türü : Tercüme
Hitap Ettiği Okuyucu Kitlesi: Özel İlgi
Genel Değerlendirme:
"Şu beşeri sorunlar sizin şirketinizde de var mı? İnsanlar hırçın,
kimisi bile bile işten atılmalarına nedenolacak şekilde davranıyor. Bir kısmı
yeteneklerinin çok altındaki işlere yönelmiş durumda. Aralarında adeta 'işbaşında
emekli olmuş' gibi işi yavaştan alanlar var. Gelişen teknolojiye ayak
uyduranlar az. Yetenekli olanların bazıları da aniden istifa ediyorlar. Cevabınız
'Evet' ise bu davranışların gerçek intiharla benzerliklerini 'Meslek İntiharı'nda
bulacaksınız."
Kitap, insanların mesleklerinde başarısız olmalarını, gerçek hayattaki
intiharla özdeşleştirerek, bundan kaçınmanın çarelerini göstermiş. Gerçek
hayattan yaşanmış örnekler vererk çözüm yolları önermiş.
MESLEK İNTİHARI
Kitap sekiz bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde meslek intiharının
nedenleri sıralanmakta intihara yol açan başlıca işletme sorunları gösterilmektedir.
İkinci bölümde değişik yönetim anlayışları ve bunları etkileyen faktörlerin
tarihsel gelişimi anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde meslek intiharının
akışı gösterilmektedir. Dördüncü bölüm ve beşinci bölümler sorunu
oluşturan insanla ve çevreyle ilgili nedenleri tartışmaktadır. Altıncı bölümde
meslek intiharının sürecini daha iyi anlayabilmemiz için yapılan araştırmalar
anlatılmaktadır. Yedinci bölümde sorunun çözümü irdelenmektedir.
Sekizinci bölümde konu üzerindeki bulgular ve öneriler aktarılmaktadır.
Bu araştırma Meslek intiharı sorunu ile ve yetenekli genç insanların bir işletmede kısa süre çalıştıktan sonra orayı terk etmeleri veya umulan randımanı gösteremeyerek etkinliklerini yitirmeleri olayı ile ilgilidir. Sorun yönetim tarafından kişinin kendisinde gelişen bir tür patolojik olayın sonucu olarak düşünülmektedir. Bu çalışmaların bulguları ise kişinin kendi yapısından çok kişiler arası ilişkilerden ve onların çalıştıkları verimli olmalarının beklendiği işletme ortamı ile ilgili olduğunu göstermiştir. Şirket yönetiminin bu araştırmanın meslek intiharına iş ortamı ile işletmedeki yönetim anlayışının yol açtığı biçimindeki sonuçlarından tümüyle memnun olduğu da söylenemez.
Duygusal sorularla çevresel sorunlar arasındaki ilişkiler uzun süreden
beri bilinir. Ünlü İsviçreli Psikiatrist Poul Eugene Bleuler klasik araştırması
Dementia Praucox'da dikkatleri "Harici koşulların kişinin psikolojik yapısını
bozulmasında önemli bir rol oynadığı" gerçeği üzerinde toplamıştır.
Bir çok sorunu işletmedeki duygusal ortamla ilgili olduğu ve meslek intiharı
sorunları çözmeye yönelik çabaların işletme atmosferini göz önünde
tutması gerektiği kabul edilir oysa işletmenin üst yöneticisinin bu
psikolojik havanın oluşumunda geniş ölçüde sorumlu olduğu o kadar kabul görmez.
İşletme amaçları açık olmadığı bu amaçlara ulaşmak için bir plan oluşturulmadığı
öncelikler belirlenmediği ve sorumluluklar kesin olmadığı için kişisel
isteklerle işletmenin sınırlı kaynakları arasında kıyasıya bir rekabet
başlar. Kişiler arasındaki böylesine yoğun bir rekabet başka alanlarda çok
daha yararlı olabilecek bol miktardaki enerjinin boşa harcanması demektir.
Aynı zamanda bu şiddetli mücadeleler bu tür bir hayattan hoşlanmayanların
veya bunu beceremeyenlerin gerek mesleki gerekse fiziki intiharına yol açmaktadır.
Açık olmayan ve çatışan sorumluluklar kişiler arasında kimin ne yaptığı konusunda rekabet oluşturur. Yönetimin kişilerin kendi sorunlarını yönetimin yardımı olmaksızın çözebilecekleri biçimindeki beklentisi daha büyük güçlükler oluşturur.
Bir idarenin yokluğunda işbirliğini reddedenler
istediklerini fazlasıyla alırlarken işletmenin yararı için işbirliği
yapanların bu yönleri kötüye kullanılmış olur ayrıca giderek daha uzun süreli
çalışmalar zihinsel yorgunluğa ve sorunları çözmekte daha az yaratıcı
olmaya yol açar. Bir zaman sonra meslek intiharının çok erken aşamalarında
otaya çıkan sorunlar görülmeye başlanır bu sorunlar:
1-Gerçekçi olmayan amaçlar koyma
2-Ciddi ölçüde endişe gelişimi
3-Fazla iş yükü
4-Kişisel beceri eksikliği ile ilgili sorunlar
5-Yabancılaşma
6-Bağ kuramama
Belirsiz tanımlarla işe başlama ve uygun kaynak ve yeterli yetki verilmediği halde Müdürlerin astları daha fazla sorumluluk almaları için sıkıştırmaları genellikle astların kendilerini fazlaca zorlamalarına ve kendileri için gerçekçi olmayan beklentiler koymalarına yol açar. Gerçekçi olmayan amaç ve beklentiler insanları endişeye daha fazla mesai yapmaya yöneltir. Gerçekçi amaçlasa ulaşma tatmininden yoksun bırakır.
Müdürlerin astları daha fazla sorumluluk almaları için sıkıştırmaları
genellikle astların kendilerini fazlaca zorlamalarına ve kendileri için gerçekçi
olmayan beklentiler koymalarına yol açar. Gerçekçi olmayan amaç ve
beklentiler insanları endişeye daha fazla mesai yapmaya yöneltir. Gerçekçi
amaçlasa ulaşma tatmininden yoksun bırakır. İnsanlar belli bir baskı altında
faaliyet gösterdiklerinden işbirlikçi bir ortamın parçası olan küçük
incelikler için zaman ayıramaz .İnsanlarla bağ kurma konusundaki eksiklikler
bağlantıları devam ettirmek için yeterli zaman ayırmamanın sonucudur.
Giderek kişi çevresine daha fazla yabancılaşmayı randıman düşüşü ve işletmeden
daha çok soyutlanma izler.
Şimdi Meslek İntiharının Belirtilerine Gelelim;
1-İşlerini bırakır yeteneklerinin çok altında basit işere yönelirler.
2-Hırçınlaşır ve üstlerine göre bile bile işten atılmalarına neden
olacak şeyler olabilirler.
3-Tam randımanlı çalışmayı bırakır ve giderek "iş başında
emekli"olurlar.
4-Günlük hayatın getirdiği gerilimlerle paniğe kapılırlar. Gelişen
teknolojiye ayak uyduramaz. Bir süre kendilerini teknolojinin gerisinde, işe
yaramaz biri olarak görürler.
5-Baş ağrısı, sırt ağrısı ve ülser gibi alışılagelmiş şikayetlerde
bulunmaya başlarlar.
6-Aktarılınca yetersiz kişiler olarak değerlendirilme saplantısıyla
sessizce çökmeye başlarlar.
Bu belirtilerle birlikte özsaygının zedelenmesi sorununda ortaya çıkar. Yöneticinin
beklediği şey görevlerin az yetki ve sınırlı kaynaklardan yerine
getirilmesidir. Genel olarak şartlar üstlerinin değerlendirmelerini kabul
etme eğilimi içindedirler. Başarı yokluğuyla birlikte özsaygıda
zedelenir. Kişilerin özsaygı kaybıyla mücadele edecekleri bir çok yol vardır.
Bunlardan biride fiziksel intihardır.
Bu Ana Kadar Meslek İntiharının Süreci Geçirdiği
Değişik Aşamaları İnceledik. Bunları Kısaca Özetleyecek Olacak Olursak:
1-Belirsiz sorumluluğun kabulü
2-Kişide sorumlulukları ve bunların sınırları konusunda çelişkilerin oluşması
3-Yöneticiden destek ve çözüm istemesi.
4-Akranlardan destek istemesi(gayri resmi sistem)
Şimdi ise yöneticilerin kadroları üzerindeki yönetim şekillerini
inceleyelim .Astların bağlılığına dayalı yönetim altında gelişen hoşgörülü
yönetim, insanlara ne kontrol nede serbestlik duygusu verir. gerçekte kontrolcü
olmama iddiasına rağmen bu tür hoşgörülü yönetim bir yöneticinin
kullanabileceği en kontrollü tekniktir. Hoşgörülü yönetici, fark
ettirmeden denetleyerek kontrolü elde tutar.
İşletmelerde gelişmenin önemli bir engeli yöneticilerin özellikle de
personel yönetilenlerinin, organizasyon sorunlarını tek tek kişilik sorunları
olarak görmeleridir. Buna göre sistemler fonksiyonel alt birimlere ayrılabilirler.
Böylelikle her alt bölüm kendi içerisinde düşünülerek kriterler oluşturulabilir.
Gelişen bir toplumda ki sorunlardan biride Kişilerin tatmin olmayışıdır.
İnsanlar sıkı çalışırlar ve daha fazla kazandıkça kendilerine daha yüksek
amaçlar koyarlar. Tapacak çok şeyin oluşu tatmin olmama konusunda sürekli
bir baskı hissedilir:Bu özellikle yönetim kademeleri için geçerlidir. İşler
ne kadar rutinleştirilirse insanların kafaları daha yaratıcı uğraşlar için
serbest kalabilir. Sırada işlere alışan insanlar ve işlerinin sıkıntısından
şikayetçi olmayanlar az yetenekli olanlardır. Giderek başka yerleri olmadığı
için bu durumu kabullenirler.
Başarılı olanları yıpratıp yok etmek isteriz, çünkü onların yeni
alanlara yönelik yetenekleri bizim canımızı sıkar.
Her yerde insanlar güçlerinin zorlanması ve daha çok sınavdan geçmesi arayışındadırlar.
Bu onlara yaşam denilen maceradaki değerlerini kanıtlamaları için fırsat
sağlar. Onlar en az direnç ortamını değil harcadıkları her çabaya karşı
kendilerine kişisel değerlerinin en çok kanıtını sunan ortam ararlar.
Bu Araştırmaların Önünde Engel Teşkil Eden Bir
Dizi Etkenler Vardır.
1-Şirkette randıman değerlendirmelerinin olmayışı ve kimin gerçekten
verimsiz kullanıldığını objektif olarak değerlendirmenin zorluğu
2-Meslek intiharının tam bir tanımlamasının olmaması İşletmede intihar
oranlarının arttığını veya azaldığını gösterecek istatistiklerin
yokluğu.
3-İntiharlarda görülen azalmanın uygulanan bir takım önlemlerden mi yoksa
meslek intiharına en fazla eğilimi olan yetenekli insanların azalmasından mı
kaynaklandığını belirlemeye yarayacak bir kontrol grubunun olmayışı
4-Her aşamada doğrulanması gereken bu araştırma projesinin organizasyon
desteğinden yoksun kalması.
4-Uygun sekreterlik desteğinin olmamasından dolayı doğru kayıt tutulmamış
olması.
Bazı işletmelerin bir özelliği gelişme uğruna meslek intiharlarını ister
görülmeleridir. En fazla katkıyı yapabilecek yaratıcı insanları korumak için
çok az şey yapılır. Güçlerin işleri ise korunur ve statüyü
destekleyenlerin güçlü oldukları görülmektedir.
Bu araştırmalardan anlaşılacağı gibi meslek intiharını hiçbir şekilde
gerçekten intihar değildir. Bu daha çok ne istediğini belirleyemeyen
insanların yaşadıkları bıktırıcı işkence ve başarısızlıklardır.
Şimdi Meslek İntiharının Önlenmesi İçin Alınması
Gereken Önlemlerden Bahsedelim.
1-Üst yönetim insan ilişkilerinde daha yetkin olmalıdır.
2-Üst yönetim işletme amaçlarını belirlemekte, bu amaçlara ulaşmak için
plan yapmada, amaçlarla ilgili yetki ve ödülleri paylaşmada daha istekli
olmalıdır.
3-Üst yönetim daha çok büyümeye yönelmelidir.
4-Üst yönetim kendi varlığını sürdürmeye ve kendi çıkarlarını
korumaya yönelik kişiler için, bu niyetlere uygun hırçın ortamdan ziyade,
ekip bağlılığına dayanan bir yönetim anlayışı geliştirmelidir.
5-İş arkadaşları aralarındaki yeteneklilerden daha az korkmalı ve işletme
amaçlarına yapacakları faydanın farkında olmalıdırlar. Bu, sonuçta
herkes için daha büyük bir başarı duygusu yaratacaktır.
Sonuç olarak bir işletmenin başarısıyla başarısızlığı arasındaki
fark yönetimin insan kaynaklarını değerlendirme biçiminde yatar.